Bunca emek, bunca çabayla sevgili,
Aşk defterinde bir kara leke olamam.
Ellerine kavuşmuşken daha yeni,
Hayır, bu sefer bırakmam...
Tekrar kaybedemem seni...
Sen sıcak bir ilkbahar sabahında;
Üstüne kıpkırmızı güllerin bezendiği,
Bakmaya kıyılamayan,
Beyaz bir elbise giyen,
Yeryüzündeki tek meleksin.
Sen gittikten sonra,
Bende küstüm hayata.
Bu yılbaşında da,
Tek dileğim sensin Açelya.
Etrafım dolu insan olsa da,
Bir mesaj sesi duyduğumda
Senin adın okunuyor dudaklarımda
Ardından Bir burukluk düşüyor içime
Baş harfini görmediğimde telefonumda
Telefonum her çaldığında
O bir gözü yaşlı turnaydı,
Kıyamazdım bakmalara ağladığında.
Şehrin soğuğunda bir mont giyerdi büyük,
Tüm gün dolaşırdı onla.
Ağlamak ela gözlerine yakışmazdı asla.
Senin kalbin alevler içinde,
Yanıyor bir başkası için.
Benim kalbimse önce dondu,
Sonra yandı.
En son koydu kendini parmaklıklar arkasına,
Sana tutsak, aşka tutsak kaldı...
Unut artık diyorsun,
Unutamaz ki bu kalp.
Git söyle diyorsun,
Söyleyemez ki bu dudaklar.
Vazgeç diyorsun,
Vazgeçmiyor ki bu yürek.
Bundan sonra ne ay ışığı hatırlatır seni,
Ne gökteki yıldızlar,
Ne de gece yarısı.
Artık sen de gözümde herkes gibisin...
Seni seviyorum diyecek karşında,
Üşüyeceksin belki de.
Ben o günde şiir yazacağım sana,
Sonra yakacağım o şiiri, ısın diye...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!