Benim öyle birlikte içecek
pek kimsem yoktur
Ben ya tek
Ya da kendimle içerim
Kendinle nasıl içilir diye sormayın
Birlikte gülebileceğiniz birileri yoksa
Bir sevinç hep canlanır
İster içimde ister dışımda olsun
Gece olmuş da bitmiş gibi
Kalkar yatağından gülüşüm,
Ellerin o kadar yakın olunca
Bir çizgiyi geçmiş gibi
Yıllar zaman gibi geçer
Zaman yıllar gibi
Zaman sensiz geçince
Yıllar zamanda sensiz gibi geçer
Gibi geçer çünkü
Düşler yitirmez yaşanılanı
Düşünceler mi alıkoyar seni benden
Yoksa mesafeler mi!
Hasret ne ile ölçülür
Sen öylece nasıl gidebilirsin!
Hala uyanıkken şehir
Çocuklar bile uyumamışken daha
Zamanın geçtiğini gören bir insanın yanında
Yüzün güzelliği olmaz
Bir odaya sığınmış acılar
Her gün yeniden canlanıyorsa
Düşlerinde büyüttüğün ölümlüyü
Sessizlikten uzak
senin bir başkasıyla geride bıraktığın kişiyi
ben sahipleneceğim
şimdi sen o başkası olup
yaşadıklarını yaşatacaksın bana
Çünkü acı veren tüm gidişler
Bütün yapraklarını
Döker mi dersiniz şu ağaç
Gözlerimi gezdirdikçe üzerinde
Tükenişimi gördüğüm şu ağaç
Düşen her bir yaprağı
Yarım kalmış bir gülüş
Ben senin kapının önünden geçeceğim
Sen başka birinin aklından
Cama yapışacaksın ardımdan bakarken
Ben başka bir sokağa geçeceğim
Yanımdan biri geçecek
Duvarlarda geziniyor gölgeler
Üst üste yığılmış ayak izleri
Bir yağmur telaşı
Açılmış şefaf şemsiyeler
Müzelerin önlerinde kültürlü,
İnsanlar, öğrenciler..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!