Ve sen
doğa kadar doğal olduğunda
kelebek gibi olacaksın
o bir günlük ömründe
tek yükün kanat çırpmak olacak
Ay yine gök yüzünde
Görmeye alışkın olduğum bir manzara
Farklı bir güne yürüyorum ağır ağır
İnsanlar telaş içerisindeler.
Vakit akşam üzeri
İçimde bir düş uyuyor
yalnızlar da ölür
kuşlar da
böcekler de
gündüz bile ölür
akşamın karşısında
sonra dakikalar ölür
Yanar alevler içinde kağıtlar
Üzerinde küllenmiş harfleri kalır
Gün geçer, aylar geçer
Sönmekte olan ateş gibi
Sen saklanırsın
Bir akşam kahvesinin kokusunda
Herkes birbirinin kalbini taşıyor
Yanındaki yanındakinin
Yanındaki onun yanındakinin
Herkes bibirinin kalbini arıyor
Yanındaki yanındakinin
Yanındaki onun yanındakinin
Attığımız her adımın bir bedeli var
Sevdiğimiz her insanın güzelliği
Söylediğimiz her sözcükte bir canlı
Geceleri daha soğuk olur kimi yerler
Kimi eller yanan sobanın başında
Yanlışlıkla sevsen ya beni
Akşamları yürürken sahilde
Yanlışlıkla elin elime değse
Şöyle dönüp bir baksan
Ne oluyor dercesine
Yanlışlıkla gülümsesek birbirimize
Benim sana anlatacak o kadar çok şeyim vardı ki
Şimdi hepsi tekleyen bir kalbe büründü.
Işığı gittikçe azalan bir mum gibi
Bütün planlarınızın bozulduğu bir anda, yüzünüz
Geçip giden hepimizin yanağında, dünyalık bir iz
Şimdi benim sana anlatacak, o kadar çok şeyim olduğu halde
Bir günün ölümünü görüyorum
Yüzlerce günün ölümünü
Bir anda hepsinin toz gibi döküldüğünü
Kapanır gözlerin dalarsın bir rüyaya
Çok geçmez, uyandırırlar seni uykundan.
Bir el ararsın tutunacak
Olmaz
Gerçekler yalnızlığa bırakıverir seni
Güçlü rolü yaparsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!