Ne kalpte boşuna, ne gözde beyhûde iz,
Bir gizli cevherim, içimde saklı bir giz.
Leyâl-i mâziden kalan hazîn bir ahenk,
Bir umman içre ben, bir nefes gibi sessiz.
Bir aynadır zamân, kırıldıkça parlarım,
Bir çağın yüreği bazen tek bir şehirde atar;
o kalbin adı Kudüs’tür.
Semâ gamlı, zemîn mahzun bu kanlı doğu ilinde,
Asırlar ağlar hâlâ bir kadîm yaranın dilinde.
Çöl rüzgârı taşır hâlâ peygamber nefeslerini,
Oy Aşikarım, oy gardaşım.
Benim yârim benim sırdaşım.
Kanadımdın kırıldın şimdi.
Ben seni her nefeste taşırım.
Oy Aşikarım, oy gardaşım.
Güneşin sıcaklığında ararım izini,
Rüzgarın serinliğinde özümü bulmayı.
Dolaşırım dağların zirvelerinde,
Denizlerin kıyısında, yıldızların altında.
Bir yolculuk başlar içimde, derinlere doğru,
Reçinesi akmış bir ömrü taşıyorum sırtımda.
Dar sokaklarda yürürken,
Anılar ayaklarımın altında çıtırdıyor.
Göğe değecek sandığım ellerim
Önce kendi içimdeki boşluğa çarptı.
O zaman anladım:
Sessizlikte kaybolan bir bekleyiş var,
Sağırlaşmış kulaklarda yankılanan bir feryat.
Zaman durmuş gibi, adeta donmuş bir an,
Gözlerde umut, yürekte yangın var.
Bekleyişin içinde kaybolan sesler,
KIZIL GÜZEL TARİH 12.06.06
SAAT -23:35
ALANYA-MAHMUTLAR
Kızıl saclı güzel
Söylemedim sana kızıl sacın sende çok güzel durduğunu
Of of…
Turna geçer göl üstünden…
Ah Koçhisar…
Turna geçer göl üstünden ağır ağır süzülür,
Kanadında yarım sözüm tuz gölüne dökülür…
Sıkıldım ben,
Hadi bir oyun oynayalım.
Boş ver çocuk olalım bu gün.
Ama,hani varya,
Şu büyüyüp küçülenlerden.
Bilmiş olan çocuklardan.
Bir , İki, üç ve son kadeh.
Bilir misin birden son kadehe; dilde ne kahırlar geçer.
Camlarda bir uzun nokta, Bir kısa çizgi.
Şimdi göz yaşları ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!