Kalbin kırıldığında kimse duymaz sesini,
Ama yankısı bir ömür derinde kalır.
Fotoğraflar solsa da izi silinmez,
Sessizlik derinleşir, adın yankılanır içimde.
Kalp ağrısı geçmez, sadece hal değiştirir,
Ayazda büyüyen Aşikâr.
Bir yanın ateş gibi yanar.
Hep aynı yerde, bana Aşikâr.
Hangi dağa sorayım seni.
Bir yanın susar, duymaz beni.
Zaman döner içimde.
Umut tezgahında, ilmik ilmik dokurken hayalleri.
Bir düş olarak çürütmüşsem ömrümü,
Gözlerimde sabahı bekleyen yıldızlar,
Bir düş gibi kaybolmuşsa rengim
Tasası kime…
Hıçkırıkların göz yaşlarıyla buluşup
Üç kuruşluk bir damın,
Tuğla duvarlarında yankılanırken,
Gönlümün en mahrem yerlerinde sakladığım
Sevdamdır.
Of of…
Turna geçer göl üstünden…
Ah Koçhisar…
Turna geçer göl üstünden ağır ağır süzülür,
Kanadında yarım sözüm tuz gölüne dökülür…
Bir , İki, üç ve son kadeh.
Bilir misin birden son kadehe; dilde ne kahırlar geçer.
Camlarda bir uzun nokta, Bir kısa çizgi.
Şimdi göz yaşları ,
Yolun başı göründü de, içim çöktü gardaşım,
Bir sevdaya kandım amma, yandı gönüm kor oldu.
Dünya büyük dediler de, bana dar geldi bu ayaz,
Bir ömür ağır gelir de, yorar insanı biraz.
Aman hey dost, ben dayanırım, yıkılmam ha gardaş,
Kader beni yoklar amma, içim yanar yavaş yavaş.
Saramadığı yaralar kadar,
Saklayamadığı kederin peşindeydi.
Ahraz gecelerinin dilsiz sokaklarında,
Yüreği varlığını sürdürüyordu.
Ellerinin yürüdüğü yerle,
Kül oldu avuçlarımda sakladığım heceler…
Bir yanım kırık, mahcup; bir yanım seni bekler.
Varsın dönsün dünya, ben kaldım bir yerde;
Gidenin izi kalır da, kalan canını döker derde.
Ah zaman… Bilmez içimde kopan fırtınayı,
Düştü bir âh göğün mavi kubbesine
Çatladı sabrımın billûr kâsesi
Bir nigâh uğruna virân eyledim
Ömrümün gülşenin bağın bahçesin
Levh-i hicrâna yazılmış adın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!