Kaydım düşülsün yıllanmış şarap şişelerinde
Avuçlarımda dolsun hasret yaşlarım
Ardından bakarken
Yağmurlu bir günde ıslansın alyuvarlarım
Yetmez mı tezgahlarda satıldığım
Kalemimden dökülen her hece kurşun bana
kalemimi yüreğimin mürekkebine banıp.
aşkı ve sevdayı anlatmak
seyre dair.
kurt ulumaları dağlarda yankılanırken
şehri karabasanlar kuşatacaksa
senin sevdan yüreğimin en mahrem yerlerinde bana pusu kuracaksa
Yalnizliga gomuldugum aksamlarımda,
Suskunluğumdur beni bana anlatan.
Bazen soguk gecelerde bir dosttur bana
Gitmelerim lal oldu,Sevdalarım yalan.
Suskunlugum Etna misali.
Ha bozuldu,Ha bozulaçak.
kadife bakışlım
yazamadıysam sana şiirle çicekle bezeli bir kaç satır
sakın ha küsme darılma
sana kaç defa yazmak ıstedim
ama yazamadım
sana seni seviyorum diyemedim diyemeycegim de
Bu gece bir gölge düştü gönlüme,
Yıldızlar sustu, adın doldu dilime.
Bir yağmur iner gibi içimin teline,
Titrer her hece, kemanın sesinde.
Semânın bağrına çekmiş hilâlin nûrunu Hak,
Kızıl bir âyet olmuş dalgalanmış yüce bayrak.
Ne yalnız bezsin ey sancak, ne sırf rengin kızıldır,
Senin her telinde bir şehîdin son nefesi vardır.
Hiç mi doğmadı gönlüme senden bir nur, ey gizli Cemâl,
Bir serçe olup konmadın mı kalbime, ey Sahib-i Hâl?
Perdeyi araladım sandım; meğer perde benmişim,
Rüzgâr diye bildiğim nefes, senden esermişim.
Bu gidiş aslına rücu muydu yâr?
Adın düştü de aklıma,
Yüreğim alışamadı yâr.
Toprak aldı seni, vermedi geri, yâr...
Yel esti, savurdu ömür harmanını,
Ben seni aradım dağda, taşta,
Meğer sen saklıymışsın bir tek “başta.”
Gözüm dışa bakarken perde inmiş,
Kalbim içe dönünce sır görünmüş
Yak beni ey aşk ateşi, kül olayım nârına
Benliğimden arta kalmaz zerre kalsın varına
Bir “Enel Hak” çığlığıdır düşen gönül zârına
Kim dayanır Hak tecellî ettiği her dârına.
Dâr önünde titrer iken sustu aklın terazî




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!