Yoğun bakımın o beyaz ışığında sönük,
Bir devir kapandı, boynum bükük.
Morgun serin taşında gördüm seni ilk,
Sanki göğsümde kırıldı en ince kemik.
Şefkatli ellerin üşümüş, kıyamadım,
Merhametle dokundum, doyamadım.
Gasılhanede yıkadım nurlu yüzünü,
İçime akıttım en acı, en derin hüzünlü sözümü.
Şefkatle yıkadım Her dokunuşumda merhamet, her anımda hüzün,
Gözümün önünden gitmez o son, solgun yüzün.
Gözyaşlarım kefenine damla damla işlendi,
Sanki ruhum, teninden sessizce delinebildi.
Omuzlarda yükseldin, dualarla taşındın,
Sanki gök kubbe yıkıldı, bir devir kapandı.
Dualar sarıldı usulca boynuna, koluna.
Ve o an... O ilk toprak atıldığı an,
Sanki durdu zaman, yıkıldı bu handan.
Toprağın koynuna verdim seni öksüz kalan ben,
İçim yanıyor anne, gitmen ne yaman?
Şimdi rüzgar eser durur bıraktığın yerde,
Annem derim, derman bulunmaz bu derde.
Biliyorum, merhametin sarar bizi gök kubbeden,
Ama çok erken anne, çok erken gittin sen...
Toprak kokusu sardı seni usulca, derinden,
Sanki koparıldım ben, en can köklerimden.
İçim yanıyor anne, kor düştü özüme,
Sensizliğin karanlığı indi iki gözüme.
Sen gittin; ardında öksüz bir rüzgâr,
Ve bu göğüste, hiç dinmeyen bir sızı bırakarak...
Kayıt Tarihi : 9.10.2026 02:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Benim yüreğim 4/10/2026 saat 8:45 annemde kaldı…..




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!