Böyle şiir mi yazılır kardeşim?
Kandan, gözyaşından, sana ne?
Gül, bülbül, sünbül varken...
Böyle şiir mi yazılır kardeşim?
Katledilen bebeklerden sana ne?
Çiçek, böcek, kelebek varken...
Vahşet denilen yüz karalarının tarihini yazsak, bu günkü ABD destekli İsrail’in yaptıkları, herhalde ilk paragrafta yer alır.
Aman yarabbi!
Çoluk, çocuk, ana, baba, bebe ayırımı yapmadan vahşilikten de öte bir durum arzeden kudurmuşlukla füzeleyip, bir anda yüzlerce masumu katletmek…
Dünya kan ağlıyor. Müslümanlar – elbette şuurlu olanları – derinden yaralı. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, İsrail’i barış sürecini bozmakla suçlamakta, bu davranışıyla Türkiye’ye saygısızlık yapıldığını ifade ederek, kendilerini telefonla aramayacaklarını söyleyerek tepki gösterdiklerini sanmaktadırlar.
Sayın Beyler, hani tedbir? ! .
Bütün bu kepazelikler BOP denilen ifrit planın birer parçası değil mi?
Gözümüzün içine bakarak
Altımıza döşeniyor boru!
Akıtmak için dışarılara;
Ülkemizin geleceği bor’u…
Derin uykudasın ey milletim!
Düşümce bir evim vardı,
Düşünce sürgün odamdan...
Düşünce beynimi sardı,
Düşünce birgün o damdan...
(İstanbul:29.12.2005)
Bu günkü harflere şöyle bak,
Kimi keskin kimi yuvarlak,
'Elif'te hiçbir kusur var mı?
Onunla yazılıp okunur Hak...
(İstanbul:18.12.2004)
(Allah'ı zikredenle etmeyen kişiler arasındaki fark, diri ile ölü arasındaki fark gibidir. Hadisi şerif.)
Bir çakıl taşı aldı Rasül avucuna,
Tuttu sahabenin kulağının ucuna,
Buyurdu ki; dinle, duyuyor musun bir ses?
Taşta ses vardı, sanki alıyordu nefes...
Damarlarım boşaldı, içim buruk,
Boğazımda durur bir, koca yumruk,
Gündüzler gece oldu, aklar kara,
Hatıralar perişan, günler savruk.
Etmedi bana vefa, hiçbir günüm,
Gücünüze şapka çıkarıp eğildi,
Gömlek atıp çuval giymeyi de bildi,
Kırmızı çizgiler? Sizin için sildi!
Ey Amerika bak, kızıp da köpürme,
Sakın bu adamı deliğe süpürme! ..
(12 Eylül darbecileri yargılansın)
DARBE DAVASI
Daim alkışlamak zorunda bırakıldık,
Başarılmış darbe davası olmadı hiç;
Armudun sapı üzümün çöpü derken,
Milyonlar çöpe mahkum... Biz içip yerken...
(İstanbul:14.01.2006)




-
İs Âr
-
Tuna Öztürk/büyükadalı
-
Ramazan Karimiş
Tüm YorumlarEkrem ŞAMA.......
anlatılmaz, yazılmaz,
yalnızca tanımak gerekir.....!
tam bir İstanbul Beyefendisi...
çok üzüldüm yapanı kınıyorum siz kimin yaptığını biliyorsunuzdur çok terbiyesizce bir şey
Nasıl anlatmak gerekir biliyorum şair Ekrem Hoca'yı...Nasıl uyandırmak gerekir uyuyan kelimeleri...Yüreği kayı,yüreği sanki mazide çınar...Sanki vatan için ölmüş hala vatan için yanar...İsterdim her şeyden çok onun gibi olmak...Yürü desen dağları aşar...Ağla desen yatağına sığmaz taşar...
Gıpt ...