Ekrem Şama Şiirleri - Şair Ekrem Şama

Ekrem Şama

Hayatla ölüm dizilmiş,
Aynı ipe ilmek ilmek;
Ölümsüzlüğe yazılmış,
Tek çare var, bir kez ölmek...

03.05.2009

Devamını Oku
Ekrem Şama

Boşuna güvenme, şan şöhret ve paraya,
Salih amellerin melhem olur yaraya...
O günde ne evlat, ne de mal verir fayda,
Ancak kalbi selim, sahibi geçer kayda...

(İstanbul:05.07.2005)

Devamını Oku
Ekrem Şama

Dün sabah yine, umutla uykudan uyandık,
Kara haber çöktü, toptan yaslara boyandık.

Bilmem kaçıncı defa oldu, yine Aktütün,
Hainler gemi azıya almışlar büsbütün…

Devamını Oku
Ekrem Şama

Hançer saplanmış, güzelliğin içine,
Kezzap dökülmüş, güzellerin saçına,
Biz gördüğümüz, hayalle avunuruz
Lakin gelecek kuşakların suçu ne?

Renklerin dansı olurdu koydan koya,

Devamını Oku
Ekrem Şama

İki illet bekler bizleri;
Biri alkol biri sigara,
Kalıcı olur hep izleri;
Biri derin birisi kara…

13.06.2009

Devamını Oku
Ekrem Şama

Akdeniz iç deniz sayılırdı o günler,
Neler yaşandı bu denizde hem kaç sefer...
Binbeşyüzaltmış'tı, bakın şimdi şu harbe;
Bu sefer sahne bir ada, ismi de Cerbe.
Birleşik haçlılar, kocaman bir donanma,
Sayı ikiyüzden az derlerse inanma.

Devamını Oku
Ekrem Şama

Çayırda oturmuş güneşleniyordum ben,
Değişik bir ses işittim, dereden gelen.
Bu seste bir tuhaflık sezmiştim doğrusu,
Uzanıp baktım ki, bu bir karga yavrusu.
Çalıya takılmıştı, atıyordu çığlık,
Kurtarayım dedim, ölmedi ya insanlık?

Devamını Oku
Ekrem Şama

Akılların kantarınca,
İbretliktir her karınca...
Koloni için çalışır,
Hakk'ın emri uyarınca..

(İstanbul:30.05.2005)

Devamını Oku
Ekrem Şama

İki yakamız bir araya gelir sandık,
Beytülmale ehil kasadar geldi diye;
Hasılatı eve taşımış, sandık sandık,
Niyet soygun değil(!) , kasa dar geldi diye…

06.03.2008

Devamını Oku
Ekrem Şama

(Kavanoz dipli dünyada nelere şahit oluyoruz?
İslamın ilk yıllarında Peygamberimiz (SAV) e ve müslümanlara en büyük kötülükleri yapan nice insanlar, sonradan müslüman olarak dine ve dindarlara en büyük hizmeti yaptılar.
Ebu Süfyan (RA) ve İkrime (RA) isimleri bunlardan sadece iki örnektir. Yine o devirde Peygamberimiz (SAV) in dizinin dibinde feyz alan ve en uç noktalarda görev yapan bazı insanlar da, bir anda dinden çıkarak düşman oluvermişlerdir. Peygamberimizin zekat memuru Abdullah bin Hatal ile vahiy katibi Abdullah bin Sa'd sadece iki örnektir.
Çağımızda da insana çelişkili gibi görünen bu tür olaylar yaşanmaktadır:
Seksen küsür yaşına gelene kadar Allah'ın olmadığını savunan ünlü felsefe profesörü Ateist Antony Flew; 'Yeni anlıyorum ki Allah varmış, ben hep yanlışta imişim.' dedi. Ateist olduğunu her fırsatta dile getiren ünlü gazeteci ve köşe yazarı Serdar Turgut da yanıldığını ve artık Allah'a sığındığını açıkladı. Ömür boyu dini savunanlara gerici, yobaz, bağnaz ve laiklik düşmanı diye sıfatlar takmış bulunan ünlü siyasetçi Rahşan ve Bülent Ecevit çifti, yazılı bir açıklama yaparak; başbakanının ve bakanlarının çoğun İmam Hatip kökenli olan 'Hükümetin dinimize ters icraatları yüzünden, hıristiyanlığın yayılmakta olduğunu ve İslam Dini'nin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakıldığını, misyoner faaliyetlerinin arttığını, her sokakta kiliseler açılmakta olduğunu ve tedbir almak gerektiğini' ifade ettiler...)

Devamını Oku