Maddeci bir kafayla yetişmişse evladın,
Toplum ne hayır görür, padişah olsa bundan?
Şeker koysan, en parlak etiketle süslesen,
Değişir sanma, helva çıkar mı hiç sabundan?
30.12.2006
Elbet uykusuz başın da hesabı var,
Yastığa döktüğü, kan ter konuşacak;
Elbet birgün naaşın da hesabı var,
Üstüne çıktığı kantar konuşacak.
Sizi gidi siyonist kart kalpazanlar,
Yaptıklarınız, Kabbala'da yazanlar...
Önce İsrail, sonra siyonist mabed,
İnsanlık size mahkum mu ilelebed? ..
Sizden başka herkes köle, siz efendi,
Beşbin yıldır size hep bunlar söylendi.
İlahi bir hüküm var, şöyledir:
“Hayrın kaybolmaz zerresi bile,
Şerlerin durumu da böyledir,
Beraber gider yapanlar ile...“
(İstanbul:15.12.2004)
Çanakkale’nin yazı, güneş tam tepemizde,
Gündüz onaltı saat, iftarsa ta sekizde.
Hareket edemeyiz, siper güneşe karşı,
Kaynar beyinlerimiz; bu şehitlik yarışı.
Daracık siper sanki bir kapan veya kafes,
Ömürlere ilave aldığımız her nefes.
(Yıbaşı geliyor... Milli piyango çılgınlığı had safhada. Bazıları çoluk çocuğun nafakasını bilete yatırırken, bazıları da piyangonun kumar olmadığına dair fetva arayışı içinde... Milyonlarca bilet satılıyor, birkaç kişi ikramiye alabiliyor... Yüzlerce trilyonluk kumar çarkı dönderiliyor...)
CIMBIZLIK AKIL
Piyangoyla yatıp kalkıyor, sanki çıldırmış,
Kafası sağlam da, beyni cımbızla aldırmış...
Çok şanlı şerefli böyle bir meslek,
Peygamber ocağı size emanet;
Çeteci ve asker, bu da ne demek?
İddia dokundu bize, ama net…
www.ekremsama.com
Sözlük anlamına baktım, “çetin” ne demek diye.
Sert, haşin, yaklaşılması zor gibi anlamları varmış…
Doğarken içinde bulunduğu çevre, ya da doğuştan sonra yetiştirilme tarzından dolayı çetinleşmiş insanları düşünün. Sert mizaçlı, kendi doğrusundan başka doğru olabileceğini anlamayan, bilmeyen ve kabullenemeyen bir kişilik. O’nun doğru olduğuna inandığı esasların dışında olan ve yaşayanları, insan olarak bile kabul etmeyen, onların da bir takım hak ve hürriyetlerinin olabileceğine ihtimal dahi vermeyen bir yapı. Kısaca buna çetin doğmuş bir insan yapısı demek mümkün. Böyle yapıdaki bir insanın eline imkan geçmişse, emrine insanlar verilmişse ve elinde fırsat ve silah da varsa, artık ondan güçlüsü ve tehlikelisi yoktur.
Böyle çetin doğan birisi, kendine verilen bu imkanları kullanırsa, kendini dünyayı değiştirmeye namzet biri olarak görmeye başlar. Artık onun için, kurumların itibarı, insanların hak ve hürriyetleri, insan hayatı, tarihi eserlerin değeri, ülke kaynaklarının harcanması, gibi kavramlar yoktur. Varsa yoksa, kendisi gibi düşünmeyenlerin ve yaşamayanların ne pahasına olursa olsun yola getirilmesi ideali vardır. Bunun için yapmayacağı şey yoktur.
Faraza böyle çetin doğan birisini bir üniversiteye başkan yapmış olsanız, artık orada ilim irfan, eğitim öğretim gibi şeylerin yok edilmesi pahasına, aklındaki insan tipinin hayata geçirilmesi için kanun, yönetmelik, hak, hukuk gibi şeylerin hiç önemi kalmaz. Kendi idealinin gerçekleşmesi esastır. Böyle bir üniversite, kendisi gibi yaşamamış, ama yaşayışı ve birikimiyle insanlığa ışık olmuş birisinin ismini almışsa, önce bu ismin kaldırılması için mücadele verir. Bu isim, Mevlana olmuş, Hacı Bektaşı Veli olmuş, Ahmet Yesevi olmuş, hiç ama hiç önemi yoktur. Derhal değişmesi gerekir. Burada çetin doğanın kendi sahip olduğu fikirler öğretilmelidir. Bu fikirlerin doğruluğu yanlışlığı dahi tartışılamaz.
Çetin doğanlar yaşarken yumuşayabilirler mi?
Çiçekleri hep sıra sıra dizili,
Yapraklarında isimleri yazılı,
Sahilde dalgalar bile kan kızılı,
Çanakkale Şehitleri seni bekler.
Duygularımız buralarda dorukta,
Bakın asrımızın yeni camilerine;
Ulu kubbe, yüksek minare, iyi çini! ..
Bu tür israfların bir hesabı yok mudur?
Zira boş bıraktık, camilerin içini.
Avizeler Kristal, süslemelerse enfes,




-
İs Âr
-
Tuna Öztürk/büyükadalı
-
Ramazan Karimiş
Tüm YorumlarEkrem ŞAMA.......
anlatılmaz, yazılmaz,
yalnızca tanımak gerekir.....!
tam bir İstanbul Beyefendisi...
çok üzüldüm yapanı kınıyorum siz kimin yaptığını biliyorsunuzdur çok terbiyesizce bir şey
Nasıl anlatmak gerekir biliyorum şair Ekrem Hoca'yı...Nasıl uyandırmak gerekir uyuyan kelimeleri...Yüreği kayı,yüreği sanki mazide çınar...Sanki vatan için ölmüş hala vatan için yanar...İsterdim her şeyden çok onun gibi olmak...Yürü desen dağları aşar...Ağla desen yatağına sığmaz taşar...
Gıpt ...