Her nimeti bize vermiştir yığınla,
Şükretmek borcundur dünya varlığınla,
Tesbih et durmadan iki dudağınla,
Sübhanallah deyip de otuzüç kere.
İkiye ayrılmış, önümüzde yollar,
Kızgın güneş altında ıssız çöle düştüm,
Boşver güneşi, özlemim onun busesi.
Kulağımda yankılanır bin bir çeşit ses;
Hepsinden baskın, onun kalpdeki şu sesi.
Kimi para sesini tercih eder, lakin
Onun sesi bana, kızgın çölde su sesi.
Putlar hiç bir fayda veremeyen varlıklar.
Helak edilenlerle dolu mezarlıklar.
Düşünmek için çalıştırılsın her beyin
Putları heykelden ibaret zannetmeyin...
Define arayan, nasıl olurmuş gör;
Eline geçirmiş, küçük bir dedektör,
O bulacak sanki, herkesin gözü kör,
Hayalinde daim, define sandığı.
Yirmibeş yıl olmuş, çalış babam çalış,
(((ABD ordusunda 10 binlerce sapık...
ABD'de son 10 yılda yaklaşık 10 bin 'homoseksüel' ve 'lezbiyen'in ordudan ihraç edildiği ve bunun orduya maliyetinin yaklaşık 200 milyon dolar olduğu bildirildi. ABD hükümetinin yaptığı bir araştırmaya göre, ordudan 1993-2004 yılları arasında atılan 9 bin 488 sapık askerin yüzde 8'i önemli görevlerde bulunuyordu. Bu askerlerin yüzde 3'ünün ihtiyaç duyulan yabancı dilleri konuşabildiği belirtiliyor. Araştırmada, bu askerlerin eğitimi ve atılan askerlerin yerine asker alınması için yaklaşık 200 milyon dolar harcandığı kaydedildi. Araştırmaya göre, eşcinsel askerlerin yerine asker alımı için ABD deniz kuvvetleri 48.8 milyon dolar, hava kuvvetleri 16.6 milyon dolar, kara kuvvetleri de 28.7 milyon dolar harcadı. Ordudan atılan 9 bin 488 sapık askerin yüzde 73'ünün homoseksüel, yüzde 27'sinin lezbiyen olduğu belirtiliyor.)))
SAPIKLARIN TATMİNİ
Nedir bilir misin bu istila ordusu?
Prenslerin mekanı, İstanbul Adalar,
Her anı çok güzel, her mevsimi bahar.
Sakin bir sığınak, eşsiz bir manzara,
Rüyaya yatılıp görülecek kadar...
Eşi benzeri yok, burası Adalar,
Kahretti beni, gece gördüğüm rüya;
Üniversite önündeymişim güya,
Kapıdaki görevli; baktım bir azman,
Elinde koca bir satır, aman aman!
Satırı öğrencilere bir vuracak,
Alimallah koparır kol veya bacak.
Hep yolunacak kaz gibi görüldük,
Kuru vaatlerden, bıktık yorulduk,
Kürkü değerli av gibi vurulduk;
İşlendik yıllardır, işleniyoruz.
Rahatız, severiz hep rehaveti
Hayalet kente dönen TELAFER kasabası 3 aydır kuşatma altında
Telafer'de, kuşatma sonrası tüm esnaf ve devlet kurumları çalışmazken, açlık ve susuzluk tehlikesinin baş gösterdiği yerleşim birimindeki Türkmenler, kuşatmanın bitmesi için Türkiye'den yardım istiyor.
Musul'un son 3 aydır kuşatma altında tutulan ve baskılara maruz kalan Telafer kasabası, harabeye dönmüş durumda.
Devlette soygunlar var çeşit çeşit,
Doluyor rüşvetle hatırla tırlar,
Ülkem dolu, yetim, gazi ve şehit;
Bir gün bu hesabı hatırlatırlar…
06.01.2008




-
Asrı Saadet
-
Tuna Öztürk/büyükadalı
-
Ramazan Karimiş
Tüm YorumlarEkrem ŞAMA.......
anlatılmaz, yazılmaz,
yalnızca tanımak gerekir.....!
tam bir İstanbul Beyefendisi...
çok üzüldüm yapanı kınıyorum siz kimin yaptığını biliyorsunuzdur çok terbiyesizce bir şey
Nasıl anlatmak gerekir biliyorum şair Ekrem Hoca'yı...Nasıl uyandırmak gerekir uyuyan kelimeleri...Yüreği kayı,yüreği sanki mazide çınar...Sanki vatan için ölmüş hala vatan için yanar...İsterdim her şeyden çok onun gibi olmak...Yürü desen dağları aşar...Ağla desen yatağına sığmaz taşar...
Gıpt ...