Aktrise, sahnede yalan gülücük attılar,
Sanki bir hiçmiş gibi, gizlice aldattılar,
Kocaman umutları, boşluğa fırlattılar.
Dinmeden sürecek kumpanyalar, şu cihanda,
Kaba manasız çırpınışlar, dönüyor handa.
*
İri hüzünler yığıldı, tenin derinine,
Çığlıklar bulvara taştı, korkunun yerine,
Ağladı, kimseler bakmadı onun sesine.
Bütün tatlı kelamların peşinde, vahşet var,
Tüm mermilerin arkasında, soğuk nefret var.
*
Şenlik bitince, kopan sızılarla sarsıldı,
Uzun zaman boyunca, çılgınca alkışlandı,
Zihninin üstünden, ağır demir kuş asıldı.
Tepeler ahit yaptı, onun ismi çınladı,
Cümlenin ömründen, ufak nehirler fırladı.
*
Dansçıya kuliste, sarı tebessümler kaldı,
Fidanlar büyürken, izleyen gözler azaldı,
Ruhları sıkan zalimlik, her tarafa daldı.
Bitmeden oynanır revüler, şaşırtan handa,
İnce bağırışlar, amansız korkulu anda.
*
Soğuk ürpertiler sardı, zayıf ellerini,
Gürültü asfalttan fırladı, deldi derini,
Kimseler anlamaz oldu, ruhların yerini.
Bütün nazik kelimeler, zorbalık sakladı,
Tüm tabancaların öcü, cinayet akladı.
*
Eğlence bitince, yürek acılara bandı,
Ovalar ahit kıldı, ününü mırıldandı,
Toplumun içinde, bazı sırlar ayıpsandı.
İnsanın ömründe elbette, süzgün nehir var,
Onunki Meriç boylarında, gizli sihir var.
*
Soliste, çerçeve dışında pusu kurdular,
Goncalar açarken, hep acısız oturdular,
Palandöken buz tuttu, orda donup durdular.
Sürekli sergilenir perde, fani alemde,
Daima hezeyan çınlar, tükenmez çilem de.
*
Zehirli hüzünler indi, zayıf ensesine,
Feryatlar caddeyi delip, karıştı sesine,
Kimseler dertlenip, koşmadı asla izine.
Bütün nazik hitapların bağrında, dehşet var,
Tüm tüten namluların gölgesinde, vahşet var.
*
Toy miladından hemen sonra, eziyet çekti,
Tam zihninin derininde, ne tohumlar ekti,
Bayırlar akit yapıp, dert bayrakları dikti.
İnsanın mazisinden, ıslak nehirler akar,
Onunki, yalnızca Dicle boyunda, can yakar.
*
İdole, sahnede riyakar masklar taktılar,
Tohumlar yeşertip, seyirci olup baktılar,
Ilgazlar buz kesti, mesken fiyatı yaktılar.
Hep devam edecek şovlar, mevcut bu felekte,
Bitmez korkular, elenmiyor delik elekte.
*
Zemheri terleri sızdı, narin vücuduna,
İnilti, asfaltı aştı indi hududuna,
Herkes sağır oldu, daldı derin uykusuna.
Bütün nazik beyanların içinde, korku var,
Bütün barutların izinde, zalim olgu var.
*
Şenlik bitince kopan, dertlerle helak oldu,
Zihninin içinde, demir gemiler yoruldu,
Vadiler andıç yazdı, ismi göğe doğruldu.
İlin geçmişinden, elbet deniz izi sızar,
Onunki, yalnızca Batman sahilinde mezar.
*
Yıldıza, podyumda tuzak kurup, hep çattılar,
Dallar filizlendi, acıyı bağra kattılar,
Kopdağı buzlandı, kış ortasında yattılar.
Hep devam eden müsamere, ukbada kaldı,
Bitmeyen isyanlar, acı inatlara daldı.
*
Ağır kasvet çullandı, teninin derinine,
Haykırış meydandan taştı, halkın kesimine,
İnsanlar döndü hep, yalancının esirine.
Bütün övgülerin dibinde, büyük dert durur,
Tüm silahların nefesinde, zalimlik vurur.
*
Festival bitince vuran, tortularla çöktü,
Zihninin ufkundan, karanlık heceler döktü,
Doruklar şahitti, ününü göklere söktü.
Milletin izinden, elbette denizler sızar,
Onunki, yalnızca Çoruh sahilinde bizar.
*
Periye, sahnede belirsiz telaş sundular,
Yapraklar dökülürken, ona pusu kurdular,
Süphan dağı dondu, tepeden bakıp durdular.
Hep oynayan piyes, devranın sırrında saklı,
Bitmez isyanlar ve isyankar hisler de haklı.
*
Koyu karanlıklar indi, aciz bedenine,
Nidalar caddeden aktı, gitti hep derinine,
Ahali bakmadı, gitti kimsesiz izine.
Bütün iltifatın zemininde, pusu durur,
Tüm hançerlerin gölgesinde, büyük dert vurur.
*
Balo bitince, kopan dertlerle hep inledi,
Zihninin köşesinde, fırtınayı gizledi,
Meydanlar, ahitli ismini elbet dinledi.
Toplumun geçmişinden, ufak nehirler patlar,
Onunki, yalnızca Göksu sahilinde çatlar.
*
Tüller arasından, mızrakları fırlattılar,
Ağaçlar solurken, masum canı uzattılar,
Hasandağı dondu, insanı yolup sattılar.
Hep süren şaşaalı sahneler, var gecede,
Gerginlikler kanar, gizli olan bir hecede.
*
Taş benzeri dertler, indi narin bedenine,
İsyanlar, rıhtımdan indi onun yüreğine,
Kimseler dönmedi, onun kanlı direğine.
Bütün tatlı sözlerin dibinde, bir pusu var.
Tüm kılıçların kınında, kara korkusu var.
*
Eğlence bittiğinde, ağır bir azap düştü,
Zihninin ufkuna, acı korkular üşüştü,
Yamaçlar şahit oldu, eziyeti bölüştü.
Milletin geçmişinden, derin yaralar kanar,
Onunki, yalnızca Manavgat suyunda yanar.
Kayıt Tarihi : 6.3.2026 21:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!