Aradığını bulur bulmaz
düşlediğini yaşar ya yaşamaz
buluşmak görüşmek umuduyla
yanar düş gezginleri
hep buluşmak görmek umudu vardır
..
Düş
Satıyorum
Gözlerim ıslak
Düş
Satıyorum
Ellerim çıplak
Ama sen görmüyorsun
..
Düş gemilerine yükledim hüzünlerimi
Umutlarımı yelkenlerine işleyip..
Mutluluğu med cezirlere eş edip,
İndirdim karalardan sulara.
Hırçın dalgalar gövdesine çarparken
Ruhum perçinliydi, karanlığı yaran ışıklara.
..
yasak YÜREĞİM
sakladığım gizlediğim
Kimselere kendime bile söyleyemediğim ADA_mm
DÜŞ GÖZÜME
DÜŞ GÖNLÜME
DÜŞ YÜREĞİME
DÜŞ DÜŞLERİME göreyim hayalimdeki GÖZLERİNİ
..
Düş ile ben
yemyeşil bir orman içindeyiz
kimsecikler yok orman ve biz
biz ağaçtan var olmadık; ya siz
o, güzele bakılsın diye yaratıldı, eminiz.
düş ile ben
..
Düş helezonlarımdan gözlerimin önüne,
Gir gözlerimin önünden kalbime,
Gel kalbimden, dokun ruhumun bam teline,
Bir musîki duyulsun, ruhumun derinliklerinde,
İnilet aşkınla, inilet beni,
Bende ki duygulara gel sultan ol,
..
Kendi dengem içinde gelişir hayata sarılışlarım.
Hüzne yenik düşmeyen sol yanımı, ayakta alkışlarım.
Ah! ! renklere çocuk neşesiyle bakan düş yangınlarım.
Muzur neşelerim; mutlu ruhumdaki uçan balonlarım.
Her uçurduğum balon içinde, bir sihirli düş gizli! !
Düşlerde her şey yeni, inci boncuklar dizili.
..
Yıldızlı sabahlardan geçerken
Umulmadık bir düş çıktı karşıma.
Ne arasın bu soğuk kentte.
Hep hayalimdin, şimdi kaderimsin.
Nasıl bir endamdır ki
Bu karanlıkları aydınlatan.
..
bazen boşver dünyayı,insanları...
tut kolundan o nu
hadi keşfe dalın evreni diyor ruhum
sonra bedenim
hopp bi dakika kiminle bu yolculuk diyor
öylece kalakalıyor zaman
tamda düşünüldüğü anda...
..
kendimi dinliyorum
gözlerim kapalı...
düş nağmelerinden
şarkılar söylüyor bana
halk korosu
ninni tadında...
birden açılıyor gözlerim
..
Anlat çocuk bana düşlerini, nasıl uçuyorsun mesela, nereye konuyorsun ilk hani bulutlara çıkıyorsun ya acaba ne hissediyorsun. Kuşlar seni görüp kıskanıyorlar mı yada yıldızlar selam veriyor mu her akşam. Hani her istediğin oluyor ya anlat bana nasıl bir hazdır o hissettiğin çocuk, mesela akşamları hemen dalıyorsun ya düş bahçelerine anlat bana yolu nerden geçiyor? Sonra berbat bir günün ardından nasıl bir anda havalara uçabiliyorsun mesela, hani bazen ağlıyorsun ya bardaktan boşalırcasına sonra nasıl buse bitiyor o al yanaklarında, söyle bana sırrını çocuk bende yapabilirmiyim senin gibi mahsum duygular beslemeyi, mesela kendimi saf ve temiz hissedermiyim senin gibi, en karanlık gecemde en korkunç anlarda bende sarılabilirmiyim bez bebeğime sım sıkı, dünyanın en tehlikeli yerinde zifiri karanlıkta arkadaşım yanımda diye kendimi cesur hissedebilirmiyim?
..
öyle bir yazasım var ki bu akşam...
hani olurda;
'mısrası düşmüş yine'
derler diye
suskumu seçip,
özet geçiyorum şiire;
'Gecemin Düş Yarısı';
..
Şimdi kim bilir! nelerle uğraşırken ellerin;
Aslında neye dokunmak istiyor gözlerin...
İçinde fırtınalar koparken,
Dışarda dingin dalgalanmak zor demi yüreğim..! ?
Şimdi kim bilir! seni bekleyen onca işten savrulup;
..
Sen, ılıman iklimlerin düş sevdası, göğsümdeki hicaz bekleyişlerin gül destesi
Sen düşünüşlerimin madımak seherlerinde, yorgun umutlarımın kayıp hazinesi
Sen bedevi tutkularımın çöllerinde yangın iklimim, gövdemdeki aşkın poleni
Sen dilimdeki ahraz türküm, unutulmuş ve talan coşkularımın arzulu ruleti
Birbiri peşi sıra koparılan takvim yapraklarının öyküsüdür hayat, kimi bir ateşe can verir, kimi de sularla sevişerek denizlere bir günün öyküsünü serpiştirir. O yüce derinliklerin gizeminde, yaşamın parmak izlerinde hep yapayalnızlığımızın ve hüzün savan düş açılımlarımızın yankısı vardır. Sözler imlasız haykırışlarla usumuzdan yuvarlanır ve asıl yerini unutur, ama hayat değişken bir mevsimdir gülüm, hoyrat ruhumuzu okşayarak er geç karşılığını bulur.
..
Kalemimi dokunduruyorum boş sayfalara
Yüreğimden dökülen kum tanelerinin
en hüzünlü aşk mektuplarını yazmak
her cümlede bendeki seni anlatmak için...
Hadi bir an kapa gözlerini bak
bir yürek atımı uzaklığındayım...
..
Sen Git Sevgili
Sen gitme sevgili
Şiir ol kal mısralarımda
İsmin kalsın
Sen kal dudaklarımda
..
YAŞAM ile Ölümü ayıran tek doğru DÜN ile BUGÜN’dür. İNSAN kendi düşlerinden doğma bir yaratık, varlığını İNKÂR ettikçe yaptığı tek şey bilinmezliğe yolculuktur. Vasıfsız. Mesnetsiz, kimliksiz, yüreksiz, kişiliksiz yaşayan bu insan klonisinde haliyle ERDEM’li, ONUR’lu, KARAKTER’li, KİŞİLİK sahibi insan’LAR DA FAZLASIYLA VAR. Onları bir köşeye alırsanız artanlar da ben ve benim gibileri böyle şair yapar…
iNSAN en çok aşina olduğu ve sığınmaktan büyük keyif aldığı DÜŞLER havarisidir. Kılık değiştirip, farklı mekânlarda, farklı kimliklerle bile olsa, bazen çocukluğuna, kimi gençliğine, bazen yaşanmamışlıklarına döner, o kısacık karelerde büyük İSYAN kulaçları atar ve uyandığında kimi yüzünde beliren KORKU, kimi de o ihtişamlı MUTLULUK belirtileriyle o kareleri asar ömür kitaplığının en görkemli yerlerine…
Benim rüyalarım AŞK’tır çoğu zaman. SEVDA’dır ve SEVGİ’dir genellikle… O MUTLULUK karelerinden hiç eksik olmamışımdır özetle. Yüreğimin alyanslarında gizlenen SEVİNÇ’ler, HÜZÜN’ler ve YAŞANMIŞLIKLAR silsilesinde ne zaman içim daralsa onlara döner, ne zaman çıkmazlarda kalsam o ASİL değerlerle avunur, açlığımı, susuzluğumu, uykusuzluğumu ve çaresizliğimi unuturum.
Aylardır ruhumdaki daralmalara bir MEKAN arıyor olmalıyım ki dün gece bir güzel dolaştım geçmişimin benim için artık anlam arz etmeyen karelerini. NEDEN’leri hep içimde kalmak koşuluyla, sırtımdaki HANÇER acısıyla yıllarımı verdiğim o SALAŞ yerlerde gölgemi aradım, geçmişimi sorguladım ve YANGIN yüreğimin iç ağrılarına neden olanları payladım.
..
Yakut yeşili gözlerinden düşen
Eski bir düş olsa gerek, maziyi sezdiren...
..
1
Bâd-ı saba yazıp al ifademi
Götürüp bir dem de yare haber ver
De ki hamleylemiş derd ile gamı
Rahm eylesin bu naçara, haber ver
2
Bad-ı saba; varıp divanında dur
..
Dumlu'dan yağ kokusu
Kemik dumanlarında
Yandı ana Hasan'ın
Gömedin mi rüyanda?
Yandım diyen feryatla
Kavruldum külüm kaldı
Kayıtlardan düş beni
..



