Harcanmış anların kıyım koltuklarında vakit kış, dudağımda ıslak bir öpüş
Yankılı odalarda sensizliği dinliyorum, üşüyen gövdemin alazında yangınlar
Kendi masalımın tabakasında anılar, kimi düşselim, kimi melankolik bir düş
Aşk yüzüyor sarı denizlerimde, birikti seven yüreğimde sevgi/li/ye mektuplar
Buyruklarla bükülü endamlı ruhumuzun ipeksi yollarında yürürken korkularımız düşlerimizi kovalar ve tanımadık bir el sürekli ruhumuzu okşar. Yaşamın merkezidir korkular, bunun için gönlümüzde oynaşır ışıklar. Bizler gün ışığına yürürken, renkler geniş ovalarımızda inadına birbirini konuklar. Günler devrilir peşi sıra, aşk, sevgi ve sevda bedenimizi yontan, kemiren bir akrepçe o yaşanası yollarda bile gözlerimizin kapanmasını bekler.
..
Aşk yazdığımız kalemler vardı
Ucunu özene bezene düzelttiğimiz
Aşık olduğumuz günlerde vardı
Bitmeyecek sandığımız.
Düştün aklıma kadın
Hep düştün aslında
..
Kaçma ne olur
Bu fırtına bu kasırga
Sensizliğin sesi
Kaçma ne olur
Sensizlikten sensizliğe
Kaçma
Bir damla, sadece bir damla
..
Yarın sabah sekizde ameliyata gireceğim tabi nasılsa özel da ayıttık diye akşam beşte gittik ki bana ayrılan odayı başhemşire kilitlemiş anahtarını da bırakmamış tabi kalabalık odada boş bir yatağa yatıcam ama duşumu aldım saçlarımı sardım hemşire elinde şampuanla gelip-Bununla duş alıcaksınız demezmi bende-AAA benevden duş aldım da geldim deyince-Bakın bu ilaçlı
deyince oğlum Burağa -Eve git şampuan,saç kurutma makinasını ve bigdelerimi al gel dedim tabii kalabalık odada fısıldaşmalar başladı,bende
-Ne o benimi çekiştiriyrsunuz dedim bir refakatçı evet deme cesaretini göstererek-yarın sabah başınıza bone takıcaklar bşuna sarıcaksın saçını dedi bende-Biliyorum ben azrail için sardım beni süslü görünce oooo daha bu dünyada çok yaşar der almaya kıyamaz dedim bunlar daha bir şaşırdılar
sabah sekizdebeni almaya geldikleinde ben saçlarım kıvır kıvır boneyi taktım
bu arada büyük oğlum cepten arıyor-Anne biraz oyalan seni ameliyata girmeden i görmerk istiyorum diyor bende ağırdan alıyorum sedyeye bidim
-Elveda,elveda hepinize birden elveda sag çıkarsam görüşürüz diye el sallayarak ameliyat haneye gimemle dışarıdan oğlumun sesini duydum-Anne sana bol şanslar diliyum MÜNİŞŞŞŞŞŞ Koca yürkli kadın sen bunuda atlatacak aramızda olacaksın.EVETçok duygulanmıştım ve sekiz saat süren uzun bir ameliyattan sonra Ölmedim işte karşınızda ve sizlerleyim can dostlarım.18.2.2009.Münevver Şenol
not:sevgili dostlarım ameliyatım yeni değil ama güzel temennilerinize teşekkürler bu yazımı yeni kaleme alıp sizinle paylaşmak istedim herkese
..
Bir düş gördüm;
Sessiz sessiz akan
Bir nehir kenarında,
Bir iğde ağacı bulmuşum,
Gölgesi yâr gibi,
Yanına boylu boyunca uzanmışım.
..
Yürü çocuk! Hala defalarca düşüp ayağı kalktığında yadırganmıyorken düş! kalk! yürü! ...
(Aforizma)
..
Düşümde gördüm dün gece seni,
Gözlerin gökkuşağı, ağlar gibiydin.
Özledim diyordu çağlayan sesin,
Uzayan yollarımızı bağlar gibiydin.
..
Kanamalı hüzünlerin dolunaylarında özlemin zamansızlık filmi oynuyor perdede
Yazgımızın acılı ütopyasında ruhumda uyaksız şiirler, yokluğun zulüm gönlümde
Kendimizi arıyoruz talan bir coğrafyada, yalan sevmelerden itilmişiz bir köşeye
Hüzzam bir şarkıdır gülüm seni sevmek, sonsuza dek beklemek olsa da sözlerinde
Karlı bir akşama atmıştın adımlarını, yalnızlık peşimizdeki tepe lambası gibi sürüklüyordu anılarımızı ve biz içli bir keman sesinin siluetine tutunarak yürüyorduk seninle aynı yolu. Az gidip, uz gidip, biraz da dere tepe düz gidip ulaştık bir dağ evine ve ittik bir önceki aşklardan kalan anıları bir köşeye. Sızdık karanlığın en mahremine ve uzandık zar zor yaktığımız bir ateşin cızırtılı sessizliğine, sokulduk birbirimizin aşk kokulu nefesine, ısındık bakışlarımızın neyiyle. Bir düş, bir serapmış gördüğümüz, uyandık yaşamın gardiyan sesiyle.
..
Bir düş sadece benimki
Gerisini getiremediğim bir cümlede
Yetişemediğim bir zamanın
Bu kadarı belki de
Yakınındayım
Dokunmaktayım ellerimle
..
Özlemli ruhumu yasladım yokluğunda, dalganın sessiz çağıltısına
Kundaklı hüzünlerin sandalıyla geçemedim afyon bakışlı gözlerini
Yüreğimin başkaldırılarına kentler isyan etti, eridi kar dağlarımda
Gül kokulu düşlerin zindanlarında yazdım ben en ölümsüz şiirlerimi
..
Düşünüyorum;
Düş kurarken
Düşebilirim diye..
İşte düşlerim ve ben
Düşüyorum,
..
Seni düşünmeninde bir anlamı yok bu saat'te,
nasılsa hep bir düş olarak kalacaksın içimde...
..
Kar, kar, yine kar; bembeyaz örtünmüş ufuklar...
Kardan bir ölüm raksını meşketmede rüzgâr.
Ak bir gecedir... Sıyrılır esrârı zamânın,
Ak bir koridordan süzülür rengi semânın..
Bir düş gibi... Gökkubbe beyaz bir şala benzer
..
düş ağacı...düş ağacı...
hayal kesen nerede
tohumu sabah verdin
meyveleri oluştur geceye
ne güneşi ara
ne yağmuru
sana yeter
..
uzandım güneşin alnına
sen diye yalnızlığımı kurutuyorum
sen sevdiğinde oğlunu
ben içinde tükeniyorum
şimdi düş bozansın sen…
tarih öncesi fukara yalnızlıktır düşlerim
..
SEN DÜŞ MAVİSİ
Aynı dünyanın farklı renkleriydik sanki
Yorgun ellerle tuale yansıtılan
Ben kızıl bir har
Sen düş mavisi
Birer birer damladık
..
Artık ne düş bahçesi
Ne de gülüş
Bir ipek uçurum;
Hüzün!
Talan ettik kendimizi
..
Eşsiz bir güzellik çizdim
içine saldım gün ışığını
her parmağım on renk
bir düş gibi dokudum
..
Düş önüme gidelim
Yosun derelerinden geçelim
Gün doğacak
Kanat sesleri yayılacak göklere
Sereserpe Kuştüyü rahatlığıyla
Uzunca bir düş görürüz
..
Kurgu, tasarı, rüya arasında bir bağlantıyı düşündüm bir ara
Deliliğin bir benzerliği düş olduğunu;
‘Gerçeklik içinde yaşayacağına, kendisini kendi kurduğu
Bir düş alemine kapatan adam delidir’ gibisinden
Yaygın tanımlamadan bilinen olarak ruh hekimlerinin
Normal saydığı bir karşılık verileceği anlaşılır elbette
..



