Hak şehrinde kaybolmuşum,mülhak ım,Vedat' ım.
Sarı kızıl gelinliğini çıkarttı,
Eski çeyiz sandığından yine,
Benim gözü yaşlı dul Eylül'üm.
Ah Eylül'üm,ah!
Yağmayınca yağmurun,
Hazanın ağlıyor yaprağının ucundan.
Şimdi de terk etti yuvayı.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Doğayı bozdu insan canlısı ceplerini doldurmak uğruna... Elinden geleni ardına koymadı canavarca... Boynu büküldü mevsimlerin. Tebrikler. Sevgiler
Sarı kızıl gelinliğini çıkarttı,
Eski çeyiz sandığından yine,
Benim,gözü yaşlı,dul Eylül'üm.
Ah Eylül'üm,ah!
Yağmayınca yağmurun,
Hazanın ağlıyor,yaprağının ucundan.
Şimdi,terk etti yuvayı.
Hiç dönmeyecek,kara kışı da.
Dallarından özlemi kanar durur.
Doğmayacak,
Ormanın çocukları bir daha.
Özlüyor,kara kışını,eşini,
Kar beyazını.
Bakıp,bakıp bulutlardaki,
O,boş çerçeveye,
Ağlar,ağlar.
Özlemini,yazar kara toprağa.
Yaprağının ucundan damlayan,
Bitmeyen duası ile,
Yazar,yazar.
Benim,gözü yaşlı,
Dul Eylül'üm.
offf bu şiirin içeriğinde neler gizli almasını bilen almıştır zaren ......kutluyorum harika
müzeyyen başkır
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta