Çile Şiiri - Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek
339

ŞİİR


1142

TAKİPÇİ

Çile

Gâiblerden bir ses geldi: Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...

Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı.

Ateşten zehrini tattım bu okun.
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum, değdi burnuna "yok"un,
Kustum, öz ağzımdan kafatasımı.

Bir bardak su gibi çalkandı dünya;
Söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
Al sana hakikat, al sana rüya!
İşte akıllılık, işte sarhoşluk!

Ensemin örsünde bir demir balyoz,
Kapandım yatağa son çare diye.
Bir kanlı şafakta, bana çil horoz,
Yepyeni bir dünya etti hediye.

Bu nasıl bir dünya hikâyesi zor;
Mekânı bir satıh, zamanı vehim.
Bütün bir kâinat muşamba dekor,
Bütün bir insanlık yalana teslim.

Nesin sen, hakikat olsan da çekil!
Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam!
Otursun yerine bende her şekil;
Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!

.
.
.
.

Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
Benliğim bir kazan ve aklım kepçe.
Deliler köyünden bir menzil aşkın,
Her fikir içimde bir çift kelepçe.

Niçin küçülüyor eşya uzakta?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta?
Sonum varmış, onu öğrensem asıl?

Bir fikir ki, sıcak yarada kezzap,
Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
Selâm, selâm sana haşmetli azap;
Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.

Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
Ey yedinci kat gök, esrarını aç!
Annemin duası, düş de perde ol!
Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç!

Uyku, kaatillerin bile çeşmesi;
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak.
Teselli pınarı, sabır memesi;
Size şerbet, bana kum dolu çanak.

Bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet,
Sırrını ararken patlayan gülle?
Yeşil asmalarda depreniş, şehvet;
Karınca sarayı, kupkuru kelle...

Akrep, nokta nokta ruhumu sokmuş,
Mevsimden mevsime girdim böylece.
Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
Fikir çilesinden büyük işkence.

.
.
.
.

Evet, her şey bende bir gizli düğüm;
Ne ölüm terleri döktüm, nelerden!
Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
Yetişir çektiğim mesafelerden!

Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;
Yollar bir yumaktır, uzun, dolaşık.
Her gece rüyamı yazan sihirbaz,
Tutuyor önümde bir mavi ışık.

Büyücü, büyücü ne bana hıncın?
Bu kükürtlü duman, nedir inimde?
Camdan keskin, kıldan ince kılıcın,
Bir zehirli kıymık gibi, beynimde.

Lûgat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım, tutun elimden;
Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?

Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
Belâ mimarının seçtiği arsa;
Hayattan muhacir, eşyadan öksüz?

Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!

Ne yalanlarda var, ne hakikatta,
Gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
Boşuna gezmişim, yok tabiatta,
İçimdeki kadar iniş ve çıkış.

.
.
.
.

Gece bir hendeğe düşercesine,
Birden kucağına düştüm gerçeğin.
Sanki erdim çetin bilmecesine,
Hem geçmiş zamanın, hem geleceğin.

Açıl susam açıl! Açıldı kapı;
Atlas sedirinde mâverâ dede.
Yandı sırça saray, ilâhî yapı,
Binbir âvizeyle uçsuz maddede.

Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik;
Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur.
İçiçe mimarî, içiçe benlik;
Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur!

Nizam köpürüyor, med vakti deniz;
Nizam köpürüyor, ta çenemde su.
Suda bir gizli yol, pırıltılı iz;
Suda ezel fikri, ebed duygusu.

Kaçır beni âhenk, al beni birlik;
Artık barınamam gölge varlıkta.
Ver cüceye, onun olsun şairlik,
Şimdi gözüm, büyük sanatkârlıkta.

Öteler öteler, gayemin malı;
Mesafe ekinim, zaman madenim.
Gökte saman yolu benim olmalı;
Dipsizlik gölünde, inciler benim.

Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak...

Necip Fazıl Kısakürek
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Sıla Telafer
    Sıla Telafer

    Büyük bir Cihat üstadımın her sözü.

  • Abdülhalim Abdülhak
    Abdülhalim Abdülhak

    söz söylemek sanattır ..ama şu bir gerçektirki kalbe akan söz bize adab ve dürüstlük aşılıyorsa asıl sanatr bu dur işte bu gibi şairler de büyük lerden dir

  • Yavuz Selim Bulut
    Yavuz Selim Bulut

    Nasıl çile ki ruha işliyor izdirap. Ruhun aynası maneviyat camından geçip gökyüzünde hapis kelimeleri olduğu yerde defalarca çile tokmağını vurmadan. Necip fazıl bir deryadir. Damlası bizde umman.

  • Yunus Emre Şanalmış
    Yunus Emre Şanalmış

    Üstad Necip Fazıl'ın en güzel şiirlerinden Üstad'ın maneviyatını döktüğü bir şiir

  • Hasan Hüseyin Afşin
    Hasan Hüseyin Afşin

    İnanıyorumki farklıbir beyin

  • Beyza Demir
    Beyza Demir

    Tek kelimeyle "Müthiş!"

  • Yusuf Myd
    Yusuf Myd

    Nasıl bir çiledir bu ya Rabbi. Beden elbisesinin sınırlarını zorlamak ve tüm zaman ve mekan duvarını aşmak benliğinden kopup Hakikati aramak. İşte çile, fikir çilesi bu olmalı. Her okuyuşta, çilenin boyutu genişliyor. Allah rahmet eylesin Üstad.

  • Eşref İnanç
    Eşref İnanç

    Üstadım öksüz kalamaz, bıraktığın yapı!
    Şimdi dar olsada, genişleyecektir çapı
    Durmadan gezeceğiz; şarkı, garpı.
    *Ulusada küffarın, zemheri canavarı
    *Biz devam ederiz yapıya, kalamaz yarı.

    Dolaşacağız bütün köy, kasaba, şehiri
    Kara olan kalbe süreceğiz, tebeşiri
    Bizi alıp götürmeden, ölüm teneşiri
    * Dört yön birbirine zıt olsada; ayrı, ayrı
    * Yönümüzü bulduk dönmeyiz, bu yoldan gayrı.

    Resulullahtan devr aldık, biz bu emaneti
    Ağırda olsa sırtlayacağız, bu zahmeti
    Bizi alıncaya kadar, islam saadeti
    * Artık dökemezler özümüze, küffar suyu
    * Attık üstümüzden, gaflet denilen uykuyu.

    İslam yağmur idi; bizse solan susuz çiçek
    Solmaya yüz tutmuş, çiçeğe oldu içecek
    Konmaz dalımıza küffar denilen, örümcek.
    * Şiirlerin birer kovan bal, alıyoruz tad
    * Üstadım sen rahmetle uyu, ruhun osun şad.

  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    al sana dun ku gunun paralel yapisi..

    iste gencligi bu sakit fikirlerle zehirlediler..

    gaipten duyulan ses.. bosluktan yukselen dusunceler..
    ruyada gorulur aksakalli nur(!) yuzlu kurdizade ahmet dedenin tembihleri..

    bununla kendilerine bir dunya kurdular..

    sark yetim sark oksuz..

    sarkiyat ezildi..

    siz kuffar siniflar sebep cile cektik cekiyoruz..

    ortaligi kizistirmalar..


    gaipten ses duymaksizin..

    mektep medrese gorup..

    akademiden mezun olup..

    fikir yuruterek.. hukme varma yok..

    kardesim sadece ummet mi cile cekiyor..

    hic turk kavmi cile cekmedi mi..

    nifak tohumu sacip dogu bati diye ayrim yapiyorsun..

    tamam iyi sair guzel insansin..

    ama yargitay cinayeti konca kuris gaffar okkan.. fitili de siz ateslediniz..

    kubilayi yediniz yetmedi mi..

    bu memleket deve kusu gibi basi kuma gomdu agir taassup..

    hamambocegi gibi kara kapkara..

    kilik kiyafet devrimine muhalefet..

    cik cik.. yakismiyor..

    bu ile birlik beraberlik icre..

    biraz ucuk kacik olsa bile..

    simdikilere bes ceker..

    nispeten iyi siir..

    sairlikte gozu yokmus sanatkar olmak istiyormus..

    he haspam..

    baska emriniz..

    herkes sair olma herkes sanatkar olma istiyor da.. istemekle olsa..

    gaipten ses bosluktan nida duymakla olsa..

    ve veya fakat.. nispeten iyi olan..

    kirk gun taban eti..
    bir gun av eti..

    boyle siir gibi siiri ozlemistim.. ilac gibi geldi valla..

    icerigine katilmasam da.. yigidi oldur hakkini yeme..
    sair gibi sair..

    bu guzel calismayi kutlarim..

    mutesekkirim secki musebbip..
    saygilar

  • Ömer Gündoğan
    Ömer Gündoğan

    Günün şiirini ve rahmetli toğrağımı yürekten kutlarım..10

TÜM YORUMLAR (126)