Yandığım gecelere adını yazdım
Bir tek sen vardın dünyayı karşıma aldım
Ne akıl dinledim ne söz geçirdim
Bu kalp seni seçti, geri durmadım
Kara gözlerinde yanar közüm,
Gecenin içinden geçer sözüm.
Kara sevdam, yaralı özüm,
Gönlümde dinmeyen bir hüzün
Tenin geceye vurmuş bir nota,
Kara sevdam, geceme düşen gölge,
Yıldızlar bile küser oldu bu hüznüme.
Adını andıkça titriyor dilim ve bedenim
Yar, sensiz her şey biraz eksik, biraz derin.
Gözlerim ufukta bekliyorum bir bahar,
Saat üç buçuk, gece yarısı sükûtu,
Karanlıkta başladı bir kabus yolu.
Kim bilirdi ki böylesi hazin sonu
Alevler değil umutların yok oluşu
Artık bakıyorum ben kendi içime
Kırık kalbimde saklı o gizli hece
Sevda uğruna ömür harcadım ne çare
Ama öğrendim kendini sevmek gerek önce
Her şeyinle benim olduğunu bildiğim hâlde bile
Kalbim sana ait her anı kıskanıyor nedense
Kayboluyorum gözlerin bana bakarken kendi içimde
Kıskanıyorum elimde değil senin varlığını bile
Göklerde kurşuni bulutlar ağır ağır süzülür
Rüzgârın uğultusu yitik zamanın sesi olur
Adımlar yankısız yürekler kaygıyla dolu
Kıyamete ramak kala insanlığın hazin sonu
Gözlerin başka bir bakışa değer diye korkuyorum
Her an sızlıyor kalbim sessiz çığlıklarla doluyor
Her tebessümün İçimde fırtınalar uyandırıyor
Anılarımızı bir gün unutursun diye korkuyorum
Dağlar dertli, yollar uzun,
Siper olmuş her bir sözün
Yiğit doğar yiğittir özün
Namerde korkudur Köroğlu!
Atı Kırat, bakışları kor saçar
Kükredi Köroğlu: “Zamanı geldi!
Zulmün kökü kurusun, devran döndü,”
Kır at şahlandı, dağ taş gerildi,
Yiğitler saf tuttu, gün bu gündü.
Haber uçtu: koca “Dağlar inledi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!