Özledim, rüzgârın sesinde adın yankılanır
Geceler uzar, zaman uzar yüreğim daralır
Bir umut gibi saklarım seni hasretin çoğalır
Gazeller dökülmeden gel bitsin bu sessizliğim
Sensizliğin soğuğu çöker her günün gecesine
Gecenin koynunda doğan sabah gibi
Umuda açılan her bir kapı misali
İçimde saklım, dilimde bir ah gibi
Sensiz neye yarar sol yanım gülüm
Uzak şehirlerin soğuk sokaklarında yürürken
Yankılanır ayak sesim yalnızlıkta özlemişken
Eski bir fotoğrafın gölgesi şimdi gözlerimde
Hasretin sessiz yangını var belki kalbimde
Beton yapılarda nefes alamaz oldum
Eş dost akraba hatırını soramaz oldum
Gurbet ellerde gül gibi sarardım soldum
Ben seni özledim güzel memleketim
Ocak başında tarhana çorbasını
Hayat, rüzgârla savrulan bir yaprak gibi başlar
Doğarız masum, ellerimiz her yanı keşfetmek ister
Gözlerimiz merakla dolu, kalbimiz sevgiyi bekler
Her gülüş bir mucize, her dokunuş bir anı saklar
Gör ki dünya ne cilveler saklar
Kimi gülde, kimi dikenle yaşar
Kimi yokuşları dağla taşla aşar
Kimi düz yolda bile sendeleyip şaşar
Kan kokuyor Kudüs’ün taşlarında
Çocuk çığlıkları yankılanır sokaklarda
Zulümle geldiniz yok yeriniz dünyada
Mazlumun ahı kalır mı hiç yanınıza
Seni sevmek İstanbul,
Sabaha karşı uyanıp yüzünü Boğaz’da yıkamak gibi
Saçların rüzgâr gözlerin ise denizin mavisi
Bir bakışınla asırlık yorgunluğum dindi gibi sanki
Bugün takvim bile başka gülümsüyor bana
Gün senin adınla başlıyor bu hayata
Bir ömürlük dilek tut sadece benle sana
İyi ki doğdun, iyi ki varsın benim dünyamda.
Benim Dörtdivan’dır güzel memleketim
Yine de gönlüm düşerdi sena vazgeçilmezim
Bir yel eserdi içimden ta uzaklara hissederim
Kaderim olmasa da inan olurdu tercihim
Çocukluğumun taşlarında vardır izim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!