Donan Heykel Şiiri - Akın Akça

Akın Akça
1865

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Donan Heykel

Yaraşim* kendidir; oysa pişmanlığım anca şimdi, Eros’a

Donan Heykel

I.

Sokar akrep en iyi; sonra gece karışır işe!
Sarhoş zaman süzülür, fazlasından kendinin içinde. İyi ki Tanrı yok!
Uçurum sessizliği itiyor gelen dalgaları karanlık aşağıda kayalıklara!
Deniz Tanrısı’nın kıvrılmış her lülesi güzel
Ve onun tacının her bir köşe taşı sana güzel, insana dönüşüyorlar
Birden! Gene de bana benzemiyor Deniz Tanrısı.
Her çiçekle böceğin bir şansı vardır, hepsini itebilirsin.
Sezgilerine danışmanın anlamı,
Dinleyip değerlendirişin de kotarılışıdır.
Ben bir kadeh parlatıyorum şimdi,
Birazdan gelecek olan şiirin sonunda şimdi ve bakıyorum da
Şu heykel hala donuk, aynaya bakıyor gibiyim ama yahu bu
Ben değilim; önem atfedildiğimde ve verdiğim değeri aldığımda
–Koşullardan eşzamanlı ayırarak-
Aldığım değeri bilirsin verdiğinden ayrı.
Bilirsin bunu, verdiğimden ayrı aldığım değeri.

II.

Donan bir heykel gördüm
Kasım akrebinin ardından -sırf kuyruktu o
Tanışmadığı zamanlarda-
Ve şimdi, donan bi heykele dönüşüyorum
Kışın, ama bu kuyruğu üstüne bile kuyruğuyla kemiren.
Demişti, o sırf kuyruk olan.

Çek Eska; kontra iz bırakan o pedal eğrisi şunu anlamalı
Zamanın: Ama ne kadar kendinden ayırırsan,
O derecede başkalarına bağlı kalıyorsun;
Zamana bağlı kalıp kalmaman meselesi değil bu.
Bir ip var, üzerinde ustasın;
Altında cehennem, sen büyük oyuncusun;
Ölüme iz bırakmazsın hayatı yırtar geçer;
Etki bırakmaksızın, hiçbir yere ait olamazsın!
Herkesin hayranlığını kazanır
Hemen hiçbirinin yergisine mazhar olamazsın;
Gene de bir vakit dönüp bakacağını düşünürüm,
O an her zaman kibrin bittiği yerdesin.

Başlatmadan sonuca ulaşılmaz;
Öncesinde sezgilerin doğduğu yerde; algının bilince fısıldadığı yer,
En güzeldir ter uğraşarak.
Malzeme bol bu evrende, Tanrı’ya hakimiyetim yok;
Tecrübenin kevgiri, içinde başka bi kevgir daha barındırıyor!
İnanan bir zaman gelir, aynı ölçekte!
Kovulmayarak donan heykeli gördüm,
İçerikliydi kuru sıkı saçmalardan nehir tüfeği doğrultulup dışlanan.
Ve yine de kışın dedimse, mevsimlerden dolayı:
Baktığın yıldızlar yıldızdır; yakından o ışıldasa
Gene mesafe tanımadan ve yakınlaştıkça kasılmayan;
Gör bak, ney işin aslı! Derin bazen, kopyası olsam birinin keşke!
Dünyanın etrafında döndüğü çocuk,
Alevlerinle yakıp geçerken kendini ve ateşten adamı;
İçinden doğru gelip ulaşıyor ağzındaki çiçekli bahçeye
Cehennemin alevleriyle dondurulan heykel,
Kemiren ayaklarını uzatmış suya daldırmışken sen
Sırtüstü, ormandaki şıpırtılı dereye

25.02.’12
-

Akın Akça
Kayıt Tarihi : 25.2.2012 06:23:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


*Yaratıcı iletişim

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!