Dön geriye,
Dağılan bu gazelleri topla kaldırım taşlarından,
Yarım kalan o şarkıyı yeniden başlat en başından.
Gittiğin o son akşamın saati dursun,
Yeter ki dön,
Yeter ki bu kimsesiz oda yeniden senin nefesinle dolsun.
Dön geriye,
Görmüyor musun arkanda bıraktığın o harabeyi?
Ne bu şehir avutabiliyor artık beni,
Ne de gecenin karanlığı örtüyor üstümü.
Bir adım at, bir kez olsun ses ver o kilitli kapının ardındakine;
Gör ki nasıl sökülüp atılırmış bütün bu gururlar,
Gör ki nasıl diz çökermiş zaman senin o bir tek gülüşüne.
Dön geriye,
Çok değil, sadece eskisi gibi...
Hani o hiçbir yere sığamadığımız,
Hani o dünyayı unutup sadece birbirimize sığındığımız gibi.
Geç kalma,
Çünkü bu ömür dediğin,
Seninle var olan,
Seninle giden,
Ve sensiz bu karanlıkta,
Yavaş yavaş kül olan bir yalandan ibaret...
Dön geriye,
Baksana aynaya, baksana bu çökmüş omuzlara;
Gör ki nasıl tükenmiş bende kalan ne varsa.
Bir "gel" de yeter, bütün yolları yürüyerek gelirim sana,
Yeter ki bitmesin bu masal böyle sessiz, böyle ecelsiz.
Dön geriye,
Topla dağınık saçlarımı bu rüzgârdan,
Isıt ellerimi o eski, o bildik sıcaklığınla.
Bil ki sensizlik bir ölümse bu dünyada,
Seninle gelen her nefes yeniden doğmaktır bana.
Dön geriye sevgilim;
Çok geç kalmadan,
Gece bu odadan tamamen çekilmeden,
Ve bu adam,
Son kez adını fısıldayıp da susmadan...
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 17:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!