kafeste yetiştirilen tutsak kuşun özgürlükçü kanatlarına astım aklı
çarpıyoruz çırpındıkça çubuk çubuk demirlere...
Diyor ki kelam kaleme, bir ezbere sus....
Sustunsa...
Şimdi konuşalım.....
İlişme sendeleyene eğri yolunda, sanane!
Bir yan göze paletinden renklerle girer
Bir yan bakmak ister göğüs kafesinden, derin
ıraktır nehir
Yaş kırk işte; beklenen yaş.
Bir U dönüşüne müsait mekândır kırk, ki aslen bir makamdır!
Ağrılar var bedende, kötü birer arkadaş gibi bu ağrılar.
Şiirler var kafamda: çapraz ve soyut ve somut ve ikisi de değil bazen ama var basbaya!
kumar adamlar ile kuytu kadınların
besin değersiz çocuklarına
ev sahipliği yapıyor artık Anadolu !
bu hakedilmişliktir...
İşte tam da şu dik açılar kesmiştir önümü
İşte işime ortak ettiklerim, gülüm gidişime...ihtimalime...
Tufuletten kemalata naylon faturalar kestiğim ruh
Gülüşüne bir paha biçiyorum,
Çok...
Ben ilk akıl terk
Bakışın yargılayınca derin
önden birer kadeh ölür müyüz
kalabalık olmadan?
cidden biz
bir farkını görür müyüz seninle
yaşayamamanın
ölememekten?
Kaç sigara içtim ben?
Ve bıraksalar, kaç sigara daha içerdim
sabaha karşı, fularını boynundan çözüp aldığım paketten?
Feyk tadilatlardan arda kalandım işte ben.
Kaç izmaritin kafasını ezdim kültablamda?
Sen kalkıp da burnumun üzerine 'bence' tüm gücünle iki tane vurdun diye mi, sendeki tüm sevdiğim şeyleri silecekmişim ben? Yılları ? Aşılan yahut aşılmayan yolları? Beraber girdiğimiz günahlarla, tövbeye varışları? Bana öğrettiklerini ? Unutturduklarını ? Durduk yere miydi hepsi, hiç bir şey yerinde durmuyorken kainatta?
Nasıl bir butondur ki benim şu kıramadığın burnum... sıfırlayacakmış koskoca Bir'in var ettiğini ?
Geçelim bunları...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!