Senin ruhunun meyve verebilecek olan tek dalını gasp etmek niyetine girersem
bulutları aşmanın bir yolunu bulamamış, o, güneşin tekinin, bir sözüm ona gününde!
Uç düzey bir arabesk kafaya sevk alıp,
Yaramı bilmesinler
Ben, bir iki nesil daha böyle giderim
Anlatacaklarım var
Tüküreceklerim
Kusacaklarım
İncir çekirdeğini sımsıkı doldurabilirim
Okçular tepesinden tıpkı bir zafere benziyordu hezimet!
Ne gözün gördüğüne
ne kulağın işittiğine
Ben pusarken
Sen susarsan
Olmaz
Ben pusarken
Sen, kusacaksın ki
Sonbahar'ın penceresinden bakmıyorum artık,
yaprakların süzülüşüne.
Eski kokusunu bildiğim için mevsimlerin,
..........
Üst satırı sildim ben okuyamazsınız bir üst satırda yazdıklarımı
Bana da çok geldi bakmayın,
Beni de aştı dediklerim
Devamı gelemeyecekti üst satırın aynı rüzgarla
Kelimelerim yetmeyecekti devamına, ve düşlemim...
Denizi arıyorum, bulutlu akşamüstlerinde.
Mevsim biraz kış olmalı ama çok değil. Sen biraz daha fazla gülümsemelisin, yaz kadar değil.
Kaburgama dolanmalı rüzgârlı saçların, sarmaşıklar gibi. Gölgelenmeli biraz kalbimin derinlikleri...
Denizi arıyorum, bulutlu akşamüstlerinde, güneşi değil.
Çok güreştim güneşte ben, kalleş kıl kökleriyle.
hep azalırken insandan değer
unuttuklarımla bir
hepsi Adem’den sonra
bir bir eksilen
kutsala ilişmese




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!