Ben, sabah ayazında kaptım şifayı
otuz beş yaşın ve elimde olanların,
elimde olmayanlar üzerinden tutulurken hesabı
yaşımı ikiye böldüm. Sen estin avaz avaz
yazdan kalma
çarptım, topladım, çıkardım
Ben sana tutulduğumda,
ki bu bir bilim mevzuu değildi,
güneşinki yahut ayınki gibi,
sen hissetmeden şehirler yıkıldı.
Ölüm kalımsız, gitgellerin el işi,
dev dalgalar, boğmadan tüm yoksunluğu giderdi.
Ay doğurur gök gece
bu pür sancıda
bu ahenk, bu mehtap da nesi
Parmaklar tektip kalem
çağın aygıtlarında aylak
I.
Olduğumu kanıtlamak için kaybettim kendimi
hatırla
İlk aydınlıkta gör beni
sonra unutmuş gibi yap
Yosuna bakar gibi gözü, beyaz benekli kahve
Hangi yeşiller ödünç alındı
yahut çalındı ferden?
hangi karakola dalındı
hangi tezkere varken?
İşte tam da şu dik açılar kesmiştir önümü
İşte işime ortak ettiklerim, gülüm gidişime...ihtimalime...
Tufuletten kemalata naylon faturalar kestiğim ruh
önden birer kadeh ölür müyüz
kalabalık olmadan?
cidden biz
bir farkını görür müyüz seninle
yaşayamamanın
ölememekten?
Kaç sigara içtim ben?
Ve bıraksalar, kaç sigara daha içerdim
sabaha karşı, fularını boynundan çözüp aldığım paketten?
Feyk tadilatlardan arda kalandım işte ben.
Kaç izmaritin kafasını ezdim kültablamda?
Biz savaşan ahmaklar,
sanat da yaparız
Bataklıkta boğulanımızdan çoktur
bahçe belleyenimiz
I.
Bir hasattan geçiyoruz
Başımızda misli rüzgar
Gövdeye tüfekler dalıyor
çağın yorumu tüfekler
II.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!