Gündüz bulutlara bakarım,
gece yıldızlara.
Yeryüzüne demediklerimi gökyüzüne bırakırım usulca."
Bulutlar alır gider içimin yükünü,
yıldızlar sessizce dinler gecelerimi.
Kimse yargılamaz beni,
kimse bölmez suskunluğumu.
Her sabah aynı göğe uyanırım,
her gece aynı sonsuzluğa dalarım.
Değişen yalnız gündüzle gecedir;
içimdeki derin çukur aynı kalır.
Sorarım bulutlara:
"Ben mi eksik kaldım bu dünyada?
Yıldızlarda cevap vermez,
Sessizlikleri, insani sözlerinden daha yakın bana.
Kimse anlamadı içimde büyüyen sessizliği, kimse dokunmadı yüreğimin üşüyen yanına.
Ben sesimi derdimi gökyüzüne emanet ettim; gündüz bulutlara, gece yıldızlara...
Belki bir gün, gökyüzünden düşen bir ışık yüreğime de uğrar.
O zamana kadar, en sadık sırdaşlarım bulutlar ve yıldızlar olacak.
Bazen bir rüzgâr eser ansızın,
bulutların arasından süzülür.
O rüzgârla cümlelerim titrer.
Yıldızlar bir an daha parlak görünür,
sanki "Buradayız." der gibi.
Yalnızlık hafifler,
çaresizlik gökyüzünde kaybolur.
Belki de insan böyle anlara tutunur;
gökyüzüne bakıp,
yine de bir yol bulmaya çalışır.
Ben de o yolda,
bulutların gölgesini az az avuçlayıp kalbime koyarım.
Gecenin serinliğinde yıldızlara fısıldarım.
"Siz susun yeter, ben anlarım."
Çünkü bazen anlaşılmak değil de,
sadece var olmasına izin verilmesi yetiyor insana.
Dilenci misali.
Kayıt Tarihi : 29.07.2026 15:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!