Hayal meyal hatırlıyorum.
Bir sonbahar esintisinin yorgunluğunda tanıdım onu.
Üstü başı ıslanmış, titreyen elleriyle sigarasını yakmaya çalışırken gördüm ilk defa.
Yanar yanmaz sönüyordu kibritler, deli bir poyraz esiyordu, sanki koca bir şehrin feryadı vardı rüzgarın sesinde.
Çakmak uzattım, alıp yaktı sigarasını, şöyle bir süzüp beni, “eyvallah” dedi.
Ayrılamadım yanından, kaşları çatık, suratı asıktı ama, bir şey vardı gözlerinde.
İsyan gibi, hüsran gibi, öfke gibi bir şeyler.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta