yılın en kısa günleri
ve gün batımlarında
güneş değil
silüetin ısıtıyor yüreğimi
yaprak olsam, sararır çürürdüm
su olsam, akar kurudum
taş olsam, toprak olurdum
insan oldum da, hepsi oldum
sen baharda yağan
kar gibi eridin
gözümden akıp
kızılırmaga dökülen
damla gibi
mayıs elma ağacında çiçek açarak giderse
haziran da yeşil otları sarıya boyar gider
sen kokulu yaz ile
nisan yağmurunda
ıslanırsın üşümezsin
filiz kıran fırtınası eser
üşümezsin de
aşk yağmurunda ıslanır
üşür yüreğin
dalgalanan gönlüme pusula olsan,
gün maviden turuncuya dönerken.
Günebakan mavi göğe uzanıyor
Kökü toprakta
Kızıl gül mavi göğe uzanıyor
Kökü toprakta
Beyaz papatya mavi göğe uzanıyor
Kökü toprakta
Güneş batarken saçların sonbahar rengiydi
Uzak dağlara yol alan güneş
Maviden bordoya dönüyordu
Taş plakta bir hasretlik türküsü
Uzak dağların gölgesi
Nadasa bırakılmış tarlalara düşüyordu
bozca adanın bir evinde
paslanmış pencere korkuluğu arkasında
nefesimiz geceyi sabaha katar
sardunyalı pencere müjdeler
günün ağardığını
tene değen dudaklar yorulur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!