Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

siz bilmediğiniz bir şehrin sokaklarında kaybolun biraz...
biz umut yaratıp düşlerimizden gerisini rüzgara bırakacağız...
imbatla telli., lodostan duvaklı düğün-dernek yapacağız...
,
sonra karışacağız rengini tanımadığımız karanlık sokaklara
belki yağmur yağacak ya da başka bulutlardan ıslanacağız...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

… bir fotoğraf... : terkedilmiş köşkün etrafında., çiçekleri kararmış bir bahçe...
sen balkonda asılı çamaşırlarını toplarken çizdiğim resim gibi...
(elinde bir resim tutan adamla topladığı çamaşırların kokusu üzerine sinmiş kadını izliyoruz., kum tepeleri arasından denize doğru yürürlerken ….)

… bir fotoğraf... : nöbetçi denizlerin sahilinde., karaya düşmüş bir sandal…
deniz tuzu yakmaya başlayınca anlıyoruz., hasretin tükendiğini...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

/Sen ayrı şafaklar öncesinde bir gece düşüsün., ben ayrı…/

Diyelim ki tarihi kayıt dışı uzak takvimlerde yaşıyoruz canımın içi
bir çağ bitmişte yerine yenisi başlıyor., acısız doğum sancısı gibi...
Kulağımız derinden gelecek sesleri arıyor.,
en derinden., derken…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

/..zamanın düş halinde., o çok sevdiğimiz şehirdeydik seninle.../
. ,
ekmek arasında balık yemiş., kılçıklarını atıvermişiz denize
derken bir kedi dolaşmış., yakut gözleriyle ayakucumuzda
nereden geldiyse o an aklımıza., çocukluk yaramazlıkları
bin özür kurdelesi bağlamışız kuyruğuna...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Annemle yan yana yürüyoruz… Yanımızdan egzos kokulu kamyonlar ve tozu dumana katarak atlılar geçiyor dört nala… Annem bir adım geride kalıyor… Sonra çok adım., sonra hiç görünmez oluyor…
. . . Tahta tekerlekli kamyonlar ve sopa boyunlu atlar geçer gözlerimin önünden ve cılız bacaklı süvariler., atlarının dizginlerini bırakmadan o minicik ellerinden…
. ,
Yan yana volta atıyoruz… Megafon tonunda bir ses ‘havalandırma sona erdi’ diyor ve gardiyan bakışlı gözlerden üstümüze şiddet yağıyor… Kimimiz duvar diplerinde ölüyor., kimimiz darağaçlarında…
. . . Zincirli paletler ve sert tabanlı postallar geçer beynimin üzerinden., karanfillerin köküne kezzap dökerek kaktüs açsın yerlerine diye çöl yanığı dikenlerden…
. ,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

--iskelede 'Dalgalar sahile vurduğunda'
.
/Güzellikleri öylece beklemek, tespih taneleri gibi sıralayıp dilek ipine…
Sakin denizlere doğru bırakıp gözlerini, göç yolları türkülerinde turnaları dinleyerek
Ya da bir balıkçı teknesinin, sahile vuran dalgalardaki motor sesine ‘rasgele’ diyerek
Belki biraz sarhoş ve hayalperest ve belki biraz gülümseyerek…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

GÜN BATIMINA DOĞRU ...
.

Havasını ciğerlerime doldurup., uzaklarımı saran manzarasını beynimin tuvaline yerleştirmeye niyetlendiğim bir denizi arkamda bıraktım …
Yorgunum… Sırtımı., yıkılmadan önceki bu son mevsiminde terk edilmiş bir köşkün erguvan renkli çiçekler açan bahçe duvarına yaslayıp., ayaklarımı uzatıyorum…
Ama daha oturduğum yeri ısıtamadan hava birden değişiyor… Ve serinliğin poyrazıyla birlikte., burnumun direklerini sızlatan en okkalısından-çok tanıdık nikotin kokusu., soluk-soluğa ciğerlerimi dolduruveriyor…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

/kuralım soframızı deniz üstüne..,ayaklar suda., güneş tepede
ilk kadeh ikimizin olsun., ikincisi de öyle.,
dolunay altında., gece niyetine.../

havadan-sudan mevzular değil., konumuz kulaklardan ırak
yakamozları gözlemek bahanemiz., aslı cennetimizi yaşamak

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

O her zaman geçtiğiniz sokaktan yürüyün....
Ama saat çok erken olsun., mesela daha güneş bile doğmadan...

Açılmamış bakkal, manav, kasap kepenklerine, bağlandığı ipleri henüz çözülmemiş gazete kümelerine bakın....Başınızı hafifçe öne eğerek selam verin ve yürüyün...

Sonra kaldırım taşlarına takılsın gözleriniz, kimbilir hangisinin üstünde kaç kez kaldı ayak izleriniz, bakıp her birine...,gülümseyin....

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Duvardaki guguklu saatin ihtiyar kuşu., yorgun kanadı ile iteleyip açtı içinde yaşadığı ahşap kutunun kapağını... Başını dışarı çıkardı ve ötmeye başladı... Kendince çok doğru bir zamandaydı...
'guguk-guguk-guguk'
. ,
Ayaklarını uzattığı koltukta elindeki haftalık resimli çizgi roman dergisini okumakta olan küçük çocuk., gözünü dergiden ayırıp duvardaki guguklu saatin ihtiyar kuşuna çevirdi...
--- Bu neden hala ötüyor ki burada diye düşündü... Arka bahçeye bakan duvara çivi çaktım ya onun için... Kutusunu da alıp sırtına gitsin orada ötsün ötebildiği kadar...
. ,

Devamını Oku