Hani müstakil evlerimiz vardı ;
Pencerelerden çiçekler sarkardı.
Akşam vakti otururken kapıda ,
Sokağımız hanımeli kokardı.
Kağıt külahlarda çekirdeğimiz,
Gardaşlar dağının kalkmış karları,
Çiçekler müjdeliyormuş baharı.
Bize göründü Sivas'ın yolları,
Haydi gidelim sevdiğim Sivas'a
Kalede türküler çalınıyormuş,
Hazır olun ey acılarım,
Çıktım yine yollara,
Size doğru geliyorum.
Bugün gördüm hemşoyu,
Değişmiş huyu suyu.
Ben ne yapayım dedi,
Acıdır gurbetin ekmeği suyu
Benzemez bizim oralara huyu
Dost sandığın arkandan kazar kuyu
Ben düştüm bari sen düşme hem şehrim
Tanımaz seni hısımın akraban
Mevsim hazan,
Ömrüm hazan.
Ben daha dün çocuktum,
Sen ne çabuk geçtin zaman ?
Şöyle bir baktım da geriye;
Havan yine yapmış tavan,
Kimlere yavrum bu havan.
Kara lastik giyiyordu,
Zamanında; anan, baban...
Unuttun geldiğin yeri,
Kulak verin bu çağrıya,
Son verin artık kavgaya !
Sevmesini becerirsek,
Hepimize yeter Dünya...
Celal Özdemir
Yüreğimde ne varsa,
Hepsini verdim sana.
Bir damla bile olsa,
Kalmadı başkasına.
Sıla nere gurbet nere
Karıştırdım birbirine
Bir gün keder bir gün çile
Çekiyorum her gün böyle
Ne evim var nede yurdum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!