Dindi yıllardır esen bu ağustos meltemi
Ormanın kuytularından acı bir ses gelir
Susar kuşlar,derin bir sessizlik başlar o an
Muhabbet biter,ağaçlar ve yapraklar susar
Rüzgarı vurmuşlar duydum ki ayaklarından
Cennet çiçekleri açar gözlerinde
Bense bir masal kuşu olur
Konarım yapraklarına
Baktıkça bakasım gelir
Her an her saniye
Aralık en sevdiğim ay,
Uzun uzun gecelerin hüznü göklerde,
Erkenden kararan günlerin telaşı bizde
Sahillerin rüzgar ile söyleştiği günler…
İşte o günler,
Mavidir hüznümün saçları.
Yanmamış sahranın kızıl sıcağında,
Yeşil şaraplarla sarhoş olmamış,
Gözlerinin sisli ormanlarında.
Islanmış ağlayan göklerin kederinde,
Gözlerini hiç mi hiç sevmemiş.
Bir avuç umut ışığı
Bir parça deniz.
Biraz da aydınlık getirdim,
Karanlık düşüncelere
Sizde ister misiniz?
Anahtarımı evde unuttum
Aslında bir evi unuttum
Koşmayı unuttum artık
Geleciğimi unuttum
Bir el ararım hep, gök gürültüsünün
kupkuru bir dalın kırılışı gibi
Çıkardığı seste.
Aklımdan niceleri geçer de
Hiçbiri ısıtmaz soğuk ve yalnız gecelerimi.
Beton yığınına dönmüş şehirlerin
Bir sabah,
Sıcak bir çorba dökeceğim kaseye,
Yüzerken içinde kaşığım,
İşte oracıkta düşeceğim yere,
Sönecek benim de ışığım.
Belki de bu hayat bir kabus.
Yarın sabah geç de bir saatte uyanacağız.
Bir şeylere geç kalmış ama,
Her şeye baştan başlayacakmış gibi.
Güzel bir şarkıyla kahvaltı edecek,
Sonra giyip kalınları,
Kabuslar kalksın gecelerimden
Bulun bana kaybolan ümidim nerde
Karanlık el çeksin hecelerimden
Doğsun güneşim açılsın perde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!