Bir insanı çok sevmenin yangınıyla yanıyorum,
İçimde sönmeyen bir ateş gibi büyüyor geceler.
Yağmur taneleri üzerimden geçiyor,
Ama hiçbir damla değmiyor kalbimdeki korlara.
Sokaklar sessiz, gökyüzü ağır,
Şehir uyuyor belki…
Bayram geliyor…
Bir an sustum.
İçimden kuşlar geçmiyor artık.
Kollarım dökülüyor sanki,
Zihnimde dolaşan şey
Sevdaydı sırtımı yasladığım duvar,
Meğer kumdanmış;
Bir rüzgâr esti,
Ben altında kaldım.
Varlığın bir bahar gibi uğrardı kalbime,
03:40…
Baba, sokağın karanlığı omuzlarıma çökerken soruyorum.....
Karanlık omuzlarıma bir kefen gibi düşüyor.
Soruyorum göğe:
Neden Tanrım, neden bir beden
“Kalbine dokunan bendim dedin,”
yıldız kırığı gecenin alnında.
Kalbinin koridorlarında gezinende bendim,
Altı milyar yıldız arasında yalnız bir gezegen,
kalabalık sessiz bir akıntı,
çıkrık kemiğim kırık, dilsizim,
sözlerim yıldız tozuna karıştı,
sessizlik deniz ve uzay içinde genişledi,
içimde aşk diye yankılandı.
Yok say beni...
Ama önce
Bir ömür taşı yüreğimdeki yükü,
Sonra dönüp yok say.
Ben öyle kolay silinmedim hayattan,
Her izim bir yaranın içinden geçti.
Yüreğine sor beni, sor...
Özleminle kalbinin koridorlarında sessizce gezinen bendim.
Gözlerine sor beni, sor...
Gözlerinden süzülen her ışıkta, her bakışında ömrümü bırakan bendim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!