her şey
betondan şehirlere esir olmuştu
ve eser kalmamıştı toprak rengi sıcağında insanlardan
siyahın ve beyazın birlikteliğinde
sevmelerden arta kalan
Güne uyanacak insan
beyaz mintanında kan lekesi
bir ömür
kuruyacak gün, akşam ağlayacak birden ve gece saplanacak sırtına incecikten
oysa ki
bütün hırslarından arınacak olsa sabah
Efkar
Şimdi kendi dağımızın efkarında buluşmanın vaktidir
kardeşliğin, dayanışmanın
bugünler gelir geçer elbette
yarınlarda bir arada olmanın zamanı şimdi
eflatun renginde
ne günler
akıp geçti kendiliğinden
yıldızlardan sonra
yüreğimde
sevdaya dair ne kaldı geriye
Nefes gibi
Yemek de önemli hayatın içinde
Doymak
Doyurmak
Kuru ekmekle başlayıp
Açık büfe masalarda kaybolmak da var
hep yarım kalırdı bir şeyler
hayatın içinde
aklımın ucunda eksik kalırdı sevdalar
dolu yağardı Nisan'da tomurcukların üzerine
yarım kalırdı bahar
Bu akşam
Yakıcı
Güneşi hissediyorum
Alnımın ortasından
Kan sıçrıyor beynime
Aşağıdan yukarıya
Elçisiyim
Onulmaz sevdaların
Giderim bir yerden ,
Başka bir yere
Ellerim uzanır titrekçe
Bir yağmur damlası düşer üstüme
Takdir-i elhamdır reva görülen şaire
sırtında sayfalar dolusu günahkar mısralar
indirse kimse sahip çıkmayacak
indirmese yükü dolaşır boşuna yüreğinde
güne geç uyandığında melekler özürlü yazar adının karşısına
zifir gecelerde çan-ı şair için çalar zangoç
Her an kapanabilir
Kapılar
Üzerimize
Mesele değil
Yapayalnız kalmak içeride
Veya kalabalıklarda üşümek dışarıda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!