Demişsin ki gül gibi yaşa
Çekip gitmişsin sen oysa
Mutluluğu kalkmışsın başa
Bırakmışsın bin türlü tasa
Bu çile biraz da sana kalsa
Biraz da senin için yansa
Daha yeniydi bende ki sen oysa
Yerin dibine batsın aşkın buysa
Daha bir ömür bitmemişti seninle
Çok mu eğlendin yoksa benimle
Kalp doymamıştı ki henüz sana
Ben seni onlardan tanırım,
Karanlıkta bile.
Hiç unutamadığım
Esrarengiz bakışlarının
Simgesidir onlar.
Geçmişin neleri aldığını,
Hüzünlü bir geceydi,
Dışarısı gibiydi içim de.
Karanlık içime işledi
Resimler çizdim karanlığa
Hiç biri bir mum değildi
Bir mum yakamadım,
Bir kar tanesi gibiydin sen
Beyaz, berrak ve de parlak
Kışın yağardın gönlüme,
Yazın beklerdim dönmeni.
Lapa lapa gelirdin bana arada,
Bazen de uğramazdın hiç bana.
Kahpe bir hayattı yaşadığım
Ya hep ben treni kaçırdım
Yada trende bana yer yoktu
Gülücüklerimi benden alan
Ömrümü çalan bir hayattan
Ne bekleye bilirdim ki başka
Güneşli bir günde
Yemyeşil çayırlarda
Sümbül kokusunda
Gül renginin asaletinde
Masmavi denizin berraklığında
Çocukların masum gülüşlerinde
Bir amansız fırtınadayım
Kanatlarım kırılmış uçamıyorum
Dost bildiklerim sırtını dönmüş
Hepsi kaybolmuş ortadan bir bir
Düştüğüm bu çukurdan çıkamıyorum
Bana bir adım atana koşmalarım vardı
Bana ihanet edene dinmeyen öfkem
Moralim bozulunca yüzümdeki bakışım
Sevdiklerimi üzene bitmeyen intikamım
Başladığını bitiremediğimde huysuzluğum
İstediğim olmadığında teslim olmayışım
Kayboluşlarım vardı benim
Bazen yorulunca hayattan
Kendimle yalnız kalmayı seçerdim
Bana en iyi gelendi kendim
Huzuru tek bulduğum yerdi
Kendimi kendimle baş başa bırakırdım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!