Bir ömrün hazan vakti düşerken avucuna,
Geceyi yaran o son fısıltımı fısılda.
Dökülsün hatıralar zamanın harmanından,
Beni hatırla yarim, günahımla sevabımla.
Sevabım kadar masum, günahım kadar derin,
Bir yangın bıraktıysam küllerinde kaderin,
Hüküm giydirme sakın mazideki gölgeme;
Eğrimle doğrum ile ben tamamen senindim.
Sorma hiç neden bitti, kim haklıydı bu kavgada
Kırgınlıkları bırak o sararmış kitapta.
Terk etme vicdanını karanlığın insafına,
Ama güzel hatırla, gözlerimi hatırla mesela.
O gözler ki içinde fırtınalar gizlerdi,
Bakışında süzülen hüznü mühür eylerdi.
Sana her dokunuşta dünyayı unutturan,
Derininde kaybolan o sevdalı bakışı hatırla.
Rüzgâr savursa bile izimizi yollardan,
İsmimiz silinse de o demli masalardan,
Işıkları sönmüş bir sokağın başında,
Bir tutam tebessümle yâd eyle uzaklardan.
Hatalarım bir dağdı belki senin gözünde,
Hazan yaprağı gibi savruldum her sözümde.
Yine de bir zerre aşk kaldıysa zihninde,
Sadece o sevgiyi sakla kendi özünde.
Gölgen gibi takip et gecenin karasını,
Açma artık kimseye ruhumun yarasını.
Bırak dünü gidenle, geleceği meçhulle,
Mühürle bu sevdanın kanayan parantezini.
Şimdi sustu bu şehir, çekildi limandan gemiler,
Geriye bir tek mısra, bir de buruk ah kalır.
Beni hatırla ey yar, günahımla sevabımla,
Ama güzel hatırla, gözlerimi hatırla mesela...
Levent Özsayın
Kayıt Tarihi : 4.11.2026 10:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!