“Zamanın teğet geçtiği bir ömrün
son nöbetinde…”
Tuhaf bir zamanda yolcuyum,
Yaya, toprakla temasta ayaklarım.
Kafamın içinde dönen bir dünya,
Dışında sarhoş, hırpalanmış bir
beden…
Nerede, kim bilir neden?
Tuhaf bir zaman içindeyim,
Aceleci, devasa ve imkânsız.
Sorarım: Nereye gitmekteyim?
Bir içimden geçen çıplak vakit var,
Bir de o vakitte ezilen yürek…
Vurulur ya göğsünün tam çatısından;
İşte öyle, boyun eğmeden
özlemekteyim.
Ya yetişemezsen?
Olsun, burada bir siper gibi
beklemekteyim.
Kanım kalmasın yerde;
Bak, zamana karşı ayakta
Kayıt Tarihi : 2.11.2026 09:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şehrin en kalabalık caddesinde, herkes bir yere yetişmeye çalışırken o, adımlarını tamamen durdurmuştu. Saatler önce kurulmuş bir saat kulesinin altında, kollarını göğsünde kavuşturmuş, gelen geçene inat kıpırtısız duruyordu. Telefonundaki son mesaj ekranı saatler önce kararmıştı; belki gelecekti, belki de çoktan vazgeçmişti. Önemli de değildi zaten. O, dışarıdaki gürültülü ve acımasız akıp giden zamana karşı, içerideki o sessiz ve inatçı siperinde durmaya devam etti. Yetişememekten korkmuyor, sadece bekliyordu; çünkü bildiği tek asalet, vazgeçmeyenlerin sessizliğinde gizliydi.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!