"İnsan insana benzer ama acı acıya
benzemez derler; oysa aynı acıda
buluşur gözlerimiz."
Bugün yoğundu içerisi;
Girenler, dışarı çıkanlar...
Yüzler yabancıydı, herkes kendi
telaşının gölgesinde...
Şehir gürültüyle akıyordu dışarıda,
biz bir avuç sessizliktik...
Gözüm takıldı köşedekine,
Bir meczuptu sıranın sonundaki.
Eski ceketine sığınmış, zamandan
muaf bir duruşu vardı...
Yaklaştım, sordum:
"Nasıl, memnun musun?"
"Hayat işte oğul," dedi, "geçip
gider..."
"Neden koşturursun?" dedim,
Derin bir iç çekti, bakışları uzaklara
takılı kaldı...
"Çoluk çocuk nafakası..." dedi.
Ekmek kokulu bir yorgunluk döküldü
dudaklarından...
"Ya eşin?" dedim,
Boyun büktü,
Omuzlarında biriken yılların
ağırlığıyla sarsıldı gövdesi:
"Ölüdür yıllar önce..."
Yumruk yaptığı sağ elinin üstüyle
Sildi sol gözünün yaşını,
Bir mendil inceliğiyle...
Yılların nasırı silip atamadı o şeffaf
kederi...
Kaba bir elin arkasında gizlenen
incecik bir kederdi o...
O gözyaşı ikimizin arasına düşüverdi.
İki ayrı ömür, tek bir hıçkırıkta teğet
geçti birbirine...
Söz bitti,
Ağlaştık...
Sessizlik, iki ruhun ortasında büyüyen
en kadim duaydı...
Bir daha ne ben soru sordum,
Ne o cevap verdi.
Sustuk...
Gözlerimiz birbirinin kuyusuna
dökülen iki damla suydu;
O bana baktı, ben ona.
Bakıştık.
Sırası geldi, ağırca adımladı,
Adımları, geride bıraktığı o koca
boşluğu sürükler gibiydi...
Kapıdan çıkarken dönüp:
"Hoşça kal," dedi.
Gitti... Yüreğimde onun adımlarıyla
açılan o derin iz kaldı.
Kapı kapandı, gürültü geri geldi ama
biz eksildik...
Ben de...
Ali İhsan Kaya 2
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 09:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiir, kalabalık ve gürültülü bir mekânda geçen, iki yabancının kederde teğet geçtiği hüzünlü bir karşılaşmayı anlatır: Günün yoğun karmaşasında, anlatıcı sıranın sonundaki yıpranmış ceketli, meczup görünüşlü bir adamla göz göze gelir. Ona yaklaşarak hayatını ve telaşını sorar. Adam, ekmek kavgası için çabaladığını söyler; laf vefat eden eşine gelince ise omuzları çöker. Nasır tutmuş, sert elinin üstüyle gözyaşını silerken, sergilediği o incecik keder ikisinin arasına düşer.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!