Kalsın boş ver, verme o fazla kilolarını.
Ne malum, belki ben seni ağırlığınca sevdim.
Dün akşam sana seni sevdiğimi söyledim, yine duymadın beni.
Olsun, ben seni sağırlığınca sevdim.
Bir neşeli, bir öfkeli, bir sakin, bir endişeli, ara ara değişiyor hislerin,
Sen ki kardeşim dedim, omzuna kolumu attım durdum
Kaça sattın kendini Sezâi,
Kaça?
Otlakta otlayan koyundun, kurt kaptı da mı böyle kudurdun.
Kaç para verdiler de çıkamadın şu hayâtî maça?
Kaça?
Sigarayı bırakın diye bas bas bağırıyor bazıları,
Müzakere ediyorlar televizyonlarda sabah akşam,
Bir taraftan da seri halde sigara üretmeye devam ediyor sigara fabrikaları.
Karışan görüşen var mı? yok.
Biri bitmeden birini yakıyor halalarım dayılarım, nâpsın herkes?
Öksüre öksüre sabahı ediyor garipler.
Harflerimiz hecelere,
Hecelerimiz kelimelere,
Kelimelerimiz cümlelere.
Mısra mısra, satır satır, çatır çatır.
Önümüze katarak toprağı, taşı, yolcuyu, yoldaşı.
Zalimlerin üzerine.
Şiirler mi bırakmalıyım sana Muallâ, şiirler mi?
Şiirler mi çocuklarımıza acaba ölmeden yoksa küçük de olsa birer ev mi?
Zaten ne bırakabilir ki bizim gibiler?
Altınlar mı saklamalı gizli yerlerine gizli gizli o evlerin, çil çil altınlar?
Olsa olsa türlü acılarla dolu bir kiler.
Yani zaten ne bırakabilir ki bizim gibiler?
Söz uçar yalnızlık kalır.
Bir şiir yazarsın yırtılır zarı kağıdın.
Kıvılcım çıkartır sözcüklerin.
Fışkırınca siyahlar gecelerden odana,
Bir oda dolusu is kokar ruhun.
Ben anlamlı şeylerden sıkıldım iyice.
Artık bünyem kaldırmıyor.
Sen ne söylersen söyle.
Zaten kimse aldırmıyor.
Sıkıldım.
İçimde bir sıkıntı var yine bu gün.
Dert mi desem, aşk mı desem, hasret mi?
Gökyüzüm karanlık herdaim.
Perdem mi çekilik, bulut mu desem, kasvet mi?
İstanbu'u izliyorum hayretle.
Ve akvaryumumda yüzen şu rengarenk balıkları.
Bir andı özgürlük, koşturdum yaşamak için dışarı.
Kimbilir kimdi, koridorda birisiyle çarpıştık.
Taşa düştüm, baktım yarılmış başım.
Ağlıyordu O'da, yanımdaydı bana çarpan arkadaşım.
Oluk oluk akan şerbet değil kandı, bitti yaşayamadan, zaten azdı zaman.
Döndük ve yine herkes kendi odasına kapandı, üzgünüm ama yine esaret kazandı.
Öldüremez beni bu sinüzitler, şol bir geceden uyanırım.
Tekne olur hasırdan koltuklar, türlü yüzsüzlüğün kıyısında yüzdürürüm.
İnce iki kürekle geçerim kalın kafaların arasından.
Üç kere hapşururum, sonra ardarda mütemadiyen.
Öldüremez beni o azılı mikroplar, palavradan arda vitaminleriniz kadar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!