Bir zamanlar umutla dolup taşan şehirdi
Herkese cennet gibi bana tam bir ahirdi
Sevenlere bade gibi bana zıkkım zehirdi
Hayatım yok oldu gitti İstanbul sokağında
Hayalim yok oldu bitti İstanbul sokağında
Sözlerine bakarsan, çok mertti
Çizmeyi aştın, o densizligin yetti
Eğer gelirse, konuşmanın vakti
Kaçacak delik, bulamazsın
En büyük meziyetin, hep kıybet
Çıktığım bütün yollarda boynum büküldü
Bir vefasız sevdim anam, ömrüm söküldü
Kurşunsuz, hançer siz kanım döküldü
Kader getir şu hesabı senle hesaplaşalım
Derya deniz aştım da gölde boğuldum
Biz eskiden köyde, odun tezek yakardık
Çamaşırı sabunla çitiler, leğende yıkardık
Fala kahve ile degil, papatya ile bakardık
Beş taş oynayanlar, şimdi kaldımı acaba
Akşam olunca, gaz lambasında otururduk
Kırık dökük bir hayal, kâğıtlara dökülen
Yaşanmamış bir hayat, insafında sökülen
Yaşanmış acı kader, uçlarından bükülen
Neler yazdırdın kalem, bilmeden bana neler
Her hecemde bir anı, her satırda sen varsın
Sevginle kalbim titrerken, canım yanıyor
Her seferinde gönlüm, aptal gibi kanıyor
Ulan halimi gören, ayyaş berdoş sanıyor
O gülüşüne kanarsam, namertim bir daha
Karmaşık arzun, her gün başka karmaşa
Bir sabah uyandık, uyanmaz olsaydık
Kardaşın acısıyla, al kanlara boyandık
İyi olursun diye,seni hastaneye yolladık
Hastaneye varmadan, öldüğünü anladık
Ah kardaşım ah, yaktın yüreğimizi yaktın
Çok derin olur, karşılıksız aşk acısı
Bedende değil, yürekte olur sancısı
Söksen sökülmez ki, söküp de atasın
Yok ki ilacı merhemi, bulup da süresin
Amansız olur Amansız, karşılıksız aşkın acısı
Sabah olur erkenden, çayı tüpe koyarım
Domatesi doğrarım, salatalık soyarım
Eşim iştahla yerken, kokusuyla doyarım
Kılıbık kim, ben kimim, hele bir evde görün
Televizyon karşıda, kumandası elinde
Aşık olmak yazmışlar, dosyada gerekçeme
Açıp da bakmamışlar, yazdığım dilekçeme
Hep kelepçeler vurdu, bitmeyen geceme
O göze bakmak suçsa, kır kalemi hâkim bey
Ferman düştü karara, gördüğüm yeterince




-
Faruk Doğan
Tüm YorumlarKaleminiz kavi olsun üstadım. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık.