Şehadete yürümüş, her asker kahraman
Hesabı sorulur elbet, gün geldiği zaman
Dökülen kanın hepsi, ayrı ayrı bir destan
Ödenir mi, sizin hakkınız, ödenir mi şehidim
Tekbir yankılanır, geçtiğiniz dağla taştan
Akıllı iken, zır deli olursun
Gül iken, kara çalı olursun
Medeni iken, dağlı olursun
Hele bir düşte gör, sen dostunu
Yaz da temmuz, kışa döner
Ne hayellerim vardı, hepsini sen çaldın
Şu seven gönlümü, dertten derte saldın
Sade canım kalmıştı, şükür onuda aldın
Gönlümde yaşamaya, hevesmi bıraktın
Vurduğun hançer, bak hala sol yanımda
Uğruna düşen cana, iman nuru saçılmış
Kanımız dökülürken, rengine renk katılmış
Düşen her damla için, cennette kapı açılmış
Hilâle canım kurban, yıldızına kanım kurban
Dalgalanırken gökler, al renginle boyanır
Kapım açılmaz oldu, tüm umudum yıkıldı
Adımın önüne ad, bunak deyip takıldı
Torunun bitmez hasreti, yüreğime çakıldı
Gülmez huzur evinde, bir gün yüzüm gülmez
Zaman paslı bir saat, akrep geri kalıyor
Uzaklardan bakıp da, aldanma bu tipime
O ihtiyarlık gelmiş, çoktan benim kapıma
Neyime yarar artık, altın dolsa küpüme
Yaşaması zor olur, ihtiyarlık gelince
Ruhun genç olsa da,kuruyup tenin solar
Acılı olan gününde senden fazlası ağlar
Sen farkına varmadan tün kısmetini bağlar
Elline bir düşersen ciğerlerini dağlar
İki yüzlüler var ya ah o iki yüzlüler
Sözler bal gibi tatlı ama hep yalan dolu
Yıkılıp viran olmuş, bir çardak duldasında,
Kimsesiz köşelerin, karanlık kurnasında,
Yapayalnız kalmışım, sokağın ortasında,
Titreyen yürek bile, üşüyor bayram abim.
Tenekede yaktığım, bir ateşin başında
karganın bile, bülbül olmadığını
kalbi şükür süzün hiç doymadığını
güllerin durduk yere, solmadığını
anladım da, iş işten çoktan geçti
dervişin camiye ayyaşın meyhaneye
Boğazın rüzgârında, tebessümle dönmeyi
Eyüp’te kuran sesiyle, manevîyle yanmayı
Kumru melodisinde, yeni güne uyanmayı
Gönülden az gezersen, cennet gibi İstanbul.
Geceleri bir başka, gündüz bir başka alem




-
Faruk Doğan
Tüm YorumlarKaleminiz kavi olsun üstadım. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık.