Eller gibi bir gün devi devran sürmedim
Kaderin güldüğünü bana hiç görmedim
Nefsimi doyuracak bir gönüle girmedim
Bir gün yaşamadan geçti gitti gençliğim
Kaybolan yıllarım elimden kaydıpda gitti
Duygularım yara aldı, vurdu çaresiz kenara
Çürüyüpde yıkılan, döndüm koca bir çınara
Hasretin acısı vurdu beni, duvardan duvara
Canlı canlı girdim, senin yüzünden mezara
Öldüm öldüm dirildim, çekipde gitiğin o gece
Park ettiğin yerde kaldı, o beyaz tofaşın
Gencecik yirmi sekizdi, daha senin yaşın
Yalınız başına kaldı, biricik can kardeşin
Bu dünyanın neyini beğenmedin gittin be oğul
İçimde ateşinin izi kaldı, yanık çok derin
Fırsat bulursa acımadan yakar çıranı
Fark etmezsen hemen alır olan sıranı
Gözü yoktur ama iyi bilir senin paranı
Sorsan kalbi temizmiş hadi be oradan
Hatrına az dokun hemen suratını asar
Gözümden kan geldi yaşlarım dinmiyor
Sen gittin gideli içimdeki kor sönmüyor
Gönlüme attığın kördüğüm çözülmüyor
Haram olsun hakkım sana haram olsun
Sensiz gecemi kapladı hasret ile hüzün
Şehadete yürümüş, her asker kahraman
Hesabı sorulur elbet, gün geldiği zaman
Dökülen kanın hepsi, ayrı ayrı bir destan
Ödenir mi, sizin hakkınız, ödenir mi şehidim
Tekbir yankılanır, geçtiğiniz dağla taştan
Akıllı iken, zır deli olursun
Gül iken, kara çalı olursun
Medeni iken, dağlı olursun
Hele bir düşte gör, sen dostunu
Yaz da temmuz, kışa döner
En lüks markayı bak giymiş sırtına
On fakirin gücü yetmez bir kartına
Hanımı gömülmüş beş kilo altına
Ağzı şükür bilmez bak hele dürzüye
Sorsan bir kendine ölçü tartı haktır
Ne hayellerim vardı, hepsini sen çaldın
Şu seven gönlümü, dertten derte saldın
Sade canım kalmıştı, şükür onuda aldın
Gönlümde yaşamaya, hevesmi bıraktın
Vurduğun hançer, bak hala sol yanımda
Uğruna düşen cana, iman nuru saçılmış
Kanımız dökülürken, rengine renk katılmış
Düşen her damla için, cennette kapı açılmış
Hilâle canım kurban, yıldızına kanım kurban
Dalgalanırken gökler, al renginle boyanır




-
Faruk Doğan
Tüm YorumlarKaleminiz kavi olsun üstadım. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık.