Uyan gönlüm uyan, bak ikimiz kaldık
Bir hayırsız uğruna, yandıkça yandık
Bu sevdayı ikimiz, bir ömürlük sandık
Uyan gönlüm uyan, bak ikimiz kaldık
Senin yüzünden, bak sarardık solduk
Razıyım Veysel olup, aşkınla kavrulmaya
Canım kurban Resûl’e, ayağına sarılmaya
Zikrim aşkınla dolup, özümle yoğrulmaya
Keşke Veysel misali, bende aşkla yansaydım
Çoban kadar kul olan, hakikatte denizdir
Kağıt kalem oldun fermanımı yazdın
Kazma kürek oldun, kabir imi kazdın
Şu gönül bahçemi, talan ettin bozdun
Vurma zalim vurma, ben yaralıyım
Ömrü talan olmuş, bahtı karalıyım
Kuru yaprak misali rüzgarda savurdun
Beni mecnun eyledin çölde kavurdun
Çaresiz düştüm eline vurdukca vurdun
Senin neyine güveneyim be yalan dünya
Kimlere güveneyim söyle yalan dünya
Beni oyuncak sandın, benle oynadın
Ben acı çektikçe, oynamaya doymadın
İncinir mi, kırılır mı, bir gün sormadın
Yalanmış, her şeyin yalan
Yalanmış, o sevgin yalan
Aklına düşer de gelirse, eski hatıralar
Bastırılmış yaralar, bir bir açılır kanar
O zaman gözlerin değil, yüreğin ağlar
Hatıralarla yaşanmıyor, zalim sevdiğim
Ne kadar zormuş, hatıralarla yaşamak
Yaşlar sel olup akar, damla damla gözden
Kelimeyi tehvit dökülür, çıkan her sözden
Yüreğin kora döner, ona yapılan niyazdan
Yazmak gerek, allah aşkını, yazmak gerek
Secdeye eğilir kalemin, rab adını duyunca
Karanlıkları yırtan, çok sabahlarım olacak
Güneş benim üstüme, daha nice doğacak
Tatmadığım arzum var, yaşayıp da tadacak
Yenilmem sana hayat, sende çok alacağım var
Birer birer sileceğim, yüreğime açtığın izi
Bu nasıl bir yazı, bu nasıl bir kader
Hiç eksik olmadı, şu gönlümde keder
Her günüm, bir birinden daha beter
Yeter kader yeter, bu çektiğim yeter
Neşeli bir gün, şu ömrümde ne gezer
İlk ranzalar tanıdı , gözümdeki yaşları
Sırdaş bildim kendime, camdaki kuşları
Erken öğretti hayat, yarım kalan düşleri
Boynu hep bükük olur, yurtta yetişenlerin
Gecelerde harlandı, dinmeyen iç yangınım




-
Faruk Doğan
Tüm YorumlarKaleminiz kavi olsun üstadım. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık.