Gece çökünce içime, yalnızlık sarar beni
Sen ruhumda olmadan, neyleyim bedeni
Neyle ikna edeyim, böyle habesiz gideni
Ölüpde gitmeden, son defa göreyin seni
Sensiz geçen her gün, nefesim daralıyor
Bu illete yakalanınca, unuttum tüm neşeyi
Amansız bir dert aldı, benim olan her şeyi
Sırdaş ettim kendime, bakıcıları hemşireyi
Söyle doktor söyle, yok mu bu illetin çaresi
Görmeye alıştım, taktıkları serum şişesini
Aşkını gömdüm yüreğime yüreğim dargın.
Kullar arasında geziyorum dalgın dalgın.
İçerimi dağlıyor içimde sönmeyen yangın.
Söylemeyin bu yangını o zalim yar bilmesin.
Geceleri uykumu ağlayarak acı ile böldüğümü.
Nefis öldürmenin, tek yolu tefekkür
Sana nasip edene, bir vefadır şükür
Kalpte vicdan olsun, dilinde hep zikir
Şükret insanoğlu, sen Allaha şükret
Nefis ateşten kor, ruhu kötü yakar
Bir yıldız parlar ki, şafkı cihan boğar
Ne Anadolu’ya, ne dünyaya sığar
Lalalar susarken, o külünden doğar
Oğuz Kağan torunu, Sultan Mehmed Han
Bahşedilen ilimle, yazdı tüm destanı
Baksan işine, inşaatta sıvacı
Gelmiş tiktokda, olmuş savcı
Erkekler keriz, kadınlar avcı
Burdaki niklerin, hepsi yalancı
Heryer dekolte, göğüs taşmış
Sahteden bir resim
Takmadan bir isim
Jeton cu olmuş
Böyle bir kesim
Ora bura meydanda
Şanlı Türk olarak, Kızıl elmadır hedefimiz
İslam inancıyla dolu, bizim her neferimiz
Altın harfle yazıldı, tarihe bütün seferimiz
Türküm ulan ben Türk, Türk oğlu türküm
Zaferler yazarak kurulur, benim vatanım
Dar geldi bana, çukur ova yenice
Ben ne derim, kayın baba gelince
Seni böyle, kanlar içinde görünce
Uyan alim, uyan, uyan sabah oldu
Evimizin önü, baştan aşağı kiraz
Aslımız deniz gibidir, dalgası hırçın olur
Türklere bulaşan, ecelini candan bulur
O kimliği taşımak, bambaşka bir gurur
Uyan ey şanlı Türk, bak tarih seni bekler
Yazdığımız destanlar, çağlar boyu sürdü




-
Faruk Doğan
Tüm YorumlarKaleminiz kavi olsun üstadım. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık.