Senden çok uzakta hüznü
yudumluyorum çiğerlerime,
Yine susmayı seçip bir mülteci gibi
dolaşıyorum esen rüzgarın peşinde,
Yorgunum,
Kırgınım
Gecenin koynunda yazıyorum Bu
dizeleri,
aynı satırlarda birleşmemek
üzere bilinmeze dökülecek yazılarım,
tıpkı gözümden dökülen yaşlar gibi.
Geceler…
Sonsuz karanlığın içinde kaybolan, yıldızların altında saklı olan sırlarla dolu zaman dilimleri. Her gece bir başka hikaye anlatır bize. Gökyüzüne baktığımızda, binlerce yıldız arasında kayboluruz.
Gecenin sessizliği, yıldızların parıltısı…
Her biri bizi başka dünyalara götürür.
Gecelerin içinde kaybolurken, içimizdeki duygular da derinleşir.
Bu hasretim, içimde kök salmış bir çınar gibi… Her geçen gün biraz daha büyüyor, dalları göğsümde ağırlaşıyor.
Her nefes alışımda içime dolan o tanıdık boşluk…
Her adımımda daha da derinleşen bir yara gibi…
İçimde kanayan bir yara.
Nereye gitsem, ne yapsam, senden bir parça taşıyorum üzerimde; adı konmamış bir acı, tanımsız bir hüzün.
Bu sessizlik, bu yokluk…
Geceleri yatakta yatarken, sessizliğin içinde kayboluyorum. Karanlık odada, sadece kendi nefesimi ve kalp atışlarımı duyuyorum.
Ama senin sesin olmadan uyuyamıyorum.
Bu sessizlik boğucu, dayanılmaz bir boşluk gibi. Senin sesin olmadan, düşüncelerim gürültülü bir fırtına gibi içimde patlıyor.
Senin sesin, bana huzur veren, beni rahatlatan bir melodiydi. Her kelimen, her fısıltın, kulağımda yankılanan tatlı bir ninni gibi. Geceleri senin sesini dinlemek, günün tüm yorgunluğunu ve stresini üzerimden atmamı sağlardı. Gözlerimi kapatır ve senin sakin, huzur dolu sesinle uykuya dalardım.
Yavaşça çekip gidiyorsun hayatımdan, sessiz ve derin bir iz bırakarak. Belki de en acı vedalar, hiç söylenmeyenlerdir.
Her gün aynı odada nefes alıp verdiğimiz, aynı gökyüzünü paylaştığımız zamanlar artık sadece bir hatıra.
Söylenecek o kadar çok şey vardı ki, her biri dilimin ucunda takılı kaldı.
Kelimelerim birer birer düğümlendi boğazımda.
Gitmen gerektiğini biliyorum, belki de bu en doğrusu.
Ama yine de içimdeki bu boşluğu, bu derin yalnızlığı kabullenmek zor.
Bendeki seni anlatayım sevdam,biliyorum
seni anlatmaya ne kağit nede mürekkep
yetmez ...
Sen Sevdamın değeri,tüm
güzelliklerin birikimi,hiçbir sözcük
seni tanımlayamaz, hiçbir şiirde
Sevdim…
Ama neye yarar?
Sevdamı avuçlarıma aldım,
Oysa bir avuç kül kaldı geriye.
Yandım, yaktım…
Tutundum dikenine,
Düşelim mi
bu gece aynı rüyaya?
ister misin kokuna sarılayım biraz Uzaktan…
İzin ver ışığın olayım ,
Karanlıkta seni bulayım,
Sesin dolansın tenime,
Seven olmaz, dediler. Sana olan sevgimi küçümsediler, önemsiz kılmaya çalıştılar.
Ama kim bilebilir ki, kalbimde büyüyen o duygunun derinliğini?
Kim anlayabilir, seni düşündüğüm her an içimde yankılanan sevgi dalgalarını?
Seven olmaz, diye geçiştirdiler, ama bilmediler ki sevgi, sözlerle tarif edilemez, kalpte hissedilir.
Her sabah uyandığımda, aklımda ilk sen varsın. Gün boyu seni düşünmeden duramıyorum. Seven olmaz dediler, ama ben seni sevmekten vazgeçemedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!