Gözlerin düşer gecenin en kör vaktinden
Yar sevdan yürüyor içimde kanlı bir aktan
Kalbimse mühürlendi kaderin fermanından
Anladım Malatyalısın ama neresinden
Sözlerin yakar beni yar köz olur içimden
Gülşende figân eyler bu bîçâre gönlüm,
Şem‘ine pervâne olmuş yandı hep ömrüm,
Firkat ile dert içinde âh eder gönlüm,
Sevip sevip ayrılanlar anlar hâlimi.
Sâkî sundu câm-ı aşkı içtim derinden,
Ben gönlümü bir zalıma bağladım
Bundan böyle artık anmam adını
Senelerce gece gündüz ağladım
Yemin ettim artık anmam adını
Feryadıma dağlar taşlar ağladı
Bir sabah sessizliğin gölgesinde uyandım,
Ev bomboştu… Duvarlar bile sustu sanki.
Bir fincan kalmış masada,
İçinde yarım kalmış bir sıcaklık,
Bir nefes, bir dua, bir gidişin kokusu...
Gönlüme nur veren hep sensin annem
Hasretin içimde köz olsun bugün
Gül yüzün bahçeme bahardır bugün
Dertlime şefkatli bir cansın annem
Geceme ay doğar sen güldüğünde
Gül kokusu sinmiş yorgan yastığa,
Hasretin işlenmiş sözlerim annem.
Sensiz düştü ömrüm derin boşluğa,
Dinmiyor içimde sızlarım annem.
Bir duandı gecem, bir ışık gündüz,
Geceler usulca ağlarken beni,
Anılar sarıyor her bir demimi.
Bir dua misali özlerim seni,
Ölen beden değil, yüreğim öldü.
Toprakta saklıdır gülüşün şimdi,
Yar…
Olur'da
bir gün düşersem aklına
—öyle ansızın,
bir türkü arası
ya da sustuğun bir gecede—
Kırık sazım dertli dertli çalıyor
Ayrılık bağrımı ince deliyor
Mızrap dokundukça teller ağlıyor
Tövbe olsun daha aramam seni
Divanlar karıştı gamın yükünden
Her sabah erkenden düşer yolumuz
Bir başka sararmış bizim solumuz
Görmez mi kim bilir acı dolumuz
Sözler yalan oldu aramız bozuk
Düşer mi bir haber sıcak bakıştan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!