Kapatın kapıları
Hiç kimseler girmesin
Ana ağlayacağım
O yar gelip görmesin
Gizli düştü göz yaşı
Sandıkla geldiler umut yüklenip
Halka boş vaatler dizi dizi hep
Gerçekler bükülmez yalanla eğip
Ak dedik biz ona kapkara çıktı
İşçi feryat eder duyan olmadı
KAPTAN
Kaptan…
Jandarmalar gelmeden
Gidelim buralardan
Etrafımız kuşanmadan
Kara bağrımda saklı öyle bir sızı var ki,
Adını unuttuklarımın,
Hatırladıkça kanayanların izi…
Her gece aynı yerimden kırılırım,
Karanlık beni değil,
Ben karanlığı taşırım omzumda.
Karadenizun kızi
Elma şekeru gibi
Hamsi gibi baka yi
Yüreğimi yaka yi
Yanuma gel yanuma
Öyle güzel senin gözlerin var ki
Gönlerce aylarca baksam içine
Doyamam bilirsin kara gözüne
Sevmeyi öğretti kara gözlerin
Bu nasıl bir aşktır anlayamadım
Ben bir gonca gördüm seher yelinde
Zülfün perişandır lâle telinde
Aşkın ateş oldu cânın dilinde
Hicrânın çektiğim dermân olaydım
Mestâne bakışın mest eder beni
Mazlumun sesini duydu bu yürek
Zulmün ateşinde kavruldu gerek
İftirâ okları saplandı direk
Munzurun oğlu Kemal Kılıçdaroğlu
Hak diye yürüdü eğmedi başın
Yarın…
Belki güneş doğar, altın gibi sıcak,
belki de gökyüzü kararır aniden,
bir fırtına kopar sessiz şehirlerin üzerine.
Belki bir tiren çarpar tren raylarına,
belki bir otobüs duramaz köşedeki virajda,
Yârim gitti yandı gönül o günden
Küller kaldı sevdamın her deminden
Bir dert aldım kurtulmadım elinden
Gece gündüz içermişim kime ne
Gözümde yaş kalmadı ağlamaktan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!