Baba...
Keşke şimdi yanımda olsaydın…
Bu akşam rüzgârın sesi bile sen kokuyor,
Küllenen sobanın içinde,
Sanki senin sesin yankılanıyor;
Baba bugün duman çöktü dağlara,
Yeller düştü garip kalan bağlara.
Yüreğimde bin sızı var gizlice,
Kim ses verir yetim kalan çağlara.
Nakarat
Duydum babam hastalanmış
Kanser ciğerini sarmış
Gözüm yaşla dolup taşmış
Oy ben ölem oy ben ölem
Bir yudum su içemiyor
Baba ocağı
bir kapı değildi sadece,
menteşelerinde çocukluk gıcırdardı
eşiğinde analı babalı günler beklerdi insanı.
Ah be felek!
Biz seni masallarda değil,
boş tencerelerin dibinde tanıdık.
Sabrı öğreten sen değildin,
mecbur bırakan sendin.
Gece uyumadık,
Ah be hayat…
Yokuşlarında nefes nefeseyim,
Bazen bir çocuğun ilk adımı kadar umutlu,
Bazen bir ihtiyarın son bakışı kadar kederlisin.
Ben sana yetişmeye çalışırken,
Sen hep bir köşeden bana bakıp gülümsedin,
Gözlerin düştü de bir başka yare
Bıraktın kimsesiz beni be çare
Hasretin vuruyor her solan güne
Ne yaptın aşkıma sen ah be kadın
Sevdanın gölgesi düştü bağrıma
Bu fakirlik...
döner durur kapımızda,
sanki bizden vazgeçemeyen
yıllanmış bir misafir gibi.
Kışın ayazıyla gelir,
Ahh gençliğim ahhh…
İçimde yankılanan bu iç çekiş
ne bütünüyle bir sitemdir
ne de tam anlamıyla bir ağıt.
Bir gün yüzü görmeden,
Yine akşam düştü ömrüm üstüne,
Sessiz hüzün çöktü gönül bağıma,
Bir avuç özlemi kattım ömrüme,
Hasret ateşin düştü bu canıma,
Damla damla aktı yaşlar gözümde .




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!