Rüzgârlar savurur gönül yelkeni
Kırılır dalgalar umut meşkeni
Fırtınalar ömrü yerle bir eder
Kaderin cilvesi sabrı bil diyor
Akar gözyaşlarım çağlayan gibi
Kadim Dostum Şükrü...
Bir zamanlar aynı sokakta yürüdük,
Aynı topun peşinde; toz olduk, ter olduk.
Aynı suyu içtik, aynı derde daldık,
Aynı sofraya oturup, yedik, içtik...
Sen bendin, ben sendim be Şükrü.
Bir güzel geçti yoldan
Gül açmış yanağından
Gülüşü değdi kalbe
Kendimi buldum çölde
Bir bakışıyla beni
Yar aşkına mahküm ettin
Dağları başıma yıktın
Madem’ki terk edecektin
Neden ümit verdin bana sen sen sen
Karakolda geçemem ki
Gözlerin yıldızdır gecemde doğar
Ömrüme düşerken sevdanla akar
Sensiz bu yürekten huzur mu çıkar
Hasretin nar olur yakar da külüm
Ne varsa seninle her şey kabulüm
Yedi tepe içinde aşk bahçesi
Her köşede Leyla her sokak sesi
Boğaz’ın dalgası esen rüzgârı
Sevda için döker inci damlası
Geceler ay şavkı vurur denize
Bu kadar kolay mı bırakıp gitmek
Ardına bakmadan bir anda silmek
Anladım ki yalanmış sevgin sahte
İlk göz ağrındım hani demek yalanmış
İşte gidiyorum sensiz bir şehre
Senden başkasını gözüm görmedi
Sensiz geçen günüm bahar vermedi
Bir an olsun kalbim senden dönmedi
Sensiz dünya cennet olsa istemem
Varlığın gönlümde bir ışık gibi
Geceyi örterken sessiz bir perde,
Yıldızlar üşüyor karanlık yerde,
Bir eski türkünün kırık seferde,
Sesi uzaklardan duyulmak ister.
Savrulur anılar rüzgâr izinde,
Yalan dolu söze kandım da yandım
Dert ile gecemi böldüm uyandım
Vefasız sevgiler den ben usandım
Böyle sevdalara isyan ederim
Gözlerime bakıp yalan söyledin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!