Gece iner dağlara, ay da solgun durur,
Yüreğimde özlemin koru yanar, kor olur.
Her hatıran içimde ince bir sızı, olur,
Ne dertti ne kederdi, sensin sevdiğim sensin.
Rüzgâr eser saçına dokunur sanırım,
Gündüzün karmaşasının bittiği anlardır sevgilim
Örtü olarak verdiği hediye Yaradanın
Bağrışlardan küfür kokan kötü sözlerden uzak
Başka zaman dilimi ne zamandır ki sevgilim
Gece güzeldir bu yüzden bitanem
Sensiz kör bir gecenin karanlığında’yım
Duygularım şaha kalkmış gönlüm ahuzarda
Gözlerimde sonsuz bir ellem sevgilim
Başım dumanlı kadehim’de aşkın
Yudum yudum yudumluyorum her dem
Ciğerlerimin en zühre köşesine sevgilim
Sen gittin ya sevdiğim…
Bir kapı kapandı ardımdan,
dünya birden yarım kaldı.
Geceler, sesine alışmış bir çocuk gibi
şimdi suskun, ürkek, sahipsiz.
Zekeriya Taşkın
Gönüller kurdun sen muhabbet ile
Dostunu sarardın merhamet ile
Adını anıyoruz hürmet ile
Yüreklerde sen Zekeriya Taşkın
Dağlar göç etse de düşmez tahtından
Yiğidin adı var destan yaktından
Bir hüküm yürürse kalkan hattından
Adalet dağırtır Zennure Ağa
Yiğitler yol alır sözün izinden
Bir kadın sevdim gözleri san’ki deniz mavisi
yüzü san’ki ay parçası ne zaman karşılaş’sam
Nalet olsun dizlerim bükülür tutmaz ellerim
Usulca yanına sokulup bir merhaba demek için
Neler vermezdim’ki o mas mavi gülen gözleri var’ya
O içimi yakıp kavuran mavi gözlerin
Zor anında belli olur insanın özü,
Gülüşünde değil;
Gece çökerken titreyen yüreğinde çıkar ortaya gerçek yüzü.
Seven, sevdiğini yarı yolda bırakmaz,
Sen düşerken arkasına bakıp kaçmaz.
Gördüm yüzün ay misali idi
Düştüm aşkın yanan hâli idi
Sözlerim hep gönül dili idi
Senin işin kurban zor dediler oy oy
Dost kapısı çaldım bir bir gezdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!