Yar diye bağlandık düştük yollara
Hasret kor düşürdü garip dağlara
Geceler yoldaştır şimdi ağrıma,
Herkesin bir derdi var türlü türlü.
Bir kuru ekmeğe muhtaçtır kimi,
Sevdiğim
Gözlerinde hasret olmuş bir duman
Yüreğinde saklı kalmış kaç ferman
Ayrılığın bağrım açtı derin yâr
Derdin nedir bana söyle sevdiğim
Bir yol çizildi alnımıza;
ne başlangıcını biz seçtik,
ne de sonunu.
Dünya dedikleri bir han,
üç günlük bir konak sadece;
Yâr, kafama beş değil
yirmi beş kurşun sıksaydın
yine de yaşardım ben.
Ama bu sözlerin öldürdü beni, yâr.
Yâr…
Rıhtımda akşam içimde bir yangın
Deniz susmuş martılar bile kederli
Bir elvedayı taşıyor rüzgâr sessizce
Sen gidiyorsun ben paramparça bir deli
O vapur kalkarken bir yürek sarsıldı
Dün gece gürdüm seni
Aşkın çildırttı yar beni
Kör olsun yar bu gözlerim
Sevmez olaydım yar seni
Yıllardır hep peşindeyim
Şeytanın yarım bıraktığı işi
Bir bakarsın
Eş tamamlar, dost ekler, akraba mühürler…
Yüreğin kırılacaksa
En çok inandıklarından gelir sarsıntı,
En çok güvendiklerin söker kapının menteşesini.
Al duvakla girdi evin bağına,
Gül kokusu sindi ipek ağına,
Sevda düştü gönül denen çağına,
Sılam geldi haneme doğdu güneş.
Kınası yakıldı ince eline,
Önünde bent olup kal diyemedim
Şimdi gidiyorsun beni bırakıp
Bu ayrılık neden ben bilemedim
Demek gidiyorsun beni bırakıp
Şimdi gidiyorsun beni terkedip
Sıra dağlar uzar gider
Bir sevdaya düşen nider
Karlı başı yürek deler
Hasret vurur yâr söz yetmez
Yolum gurbet bağım hüzün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!