Katran geceler çökerken yine,
bir ses dolandı boğazıma…
Sen miydin?
Yoksa içimde kalan, gitmeyen o yarım ses mi?
Bazen yokluğun gelir kapıma dayanır,
bazen adının gölgesi bile yetmez
Sevdalar biçildi umutlar yerde
Feryatlar tükenmez dağların serde
İkimizde düştük çaresiz derde
Dualar etsek de kavuşamadık
Baharı beklerken kış oldu yuvam
Kaymak lazım kaymak lazım
Kar yağınca kaymak lazım
Mazlum hakkı yiyenlere
Zincir vurup kaymak lazım
Gör ki dünya böyle döner
Çavên te roj in, dilê min şewq e
Dengê te stran e, canê min hev e
Navê te li dil, wek nîşan e
Evîna min a tu, Keça Kurdan
Li ber çiyan navê te dibêjim
Gecenin içinde süzülür bir ses
Hüznümü harmanlar yüreğe nefes
Gamla çalınırken mest olur herkes
Kemancı yayında hüznüm var Sunam
Titreyen parmaklar nazik dokunuş
Gönlünde sevdanın hükmü kalmamış
Gitmek istiyorsan kendin bilirsin
Ne sözüm dinlenir ne yaşım kalmış
Gitmek istiyorsan kendin bilirsin
Bu kadar severken ne oldu bize
Mazlumun sesini duydu bu yürek
Zulmün ateşinde kavruldu gerek
İftirâ okları saplandı direk
Munzurun oğlu Kemal Kılıçdaroğlu
Hak diye yürüdü eğmedi başın
Yarın…
Belki güneş doğar, altın gibi sıcak,
belki de gökyüzü kararır aniden,
bir fırtına kopar sessiz şehirlerin üzerine.
Belki bir tiren çarpar tren raylarına,
belki bir otobüs duramaz köşedeki virajda,
Yârim gitti yandı gönül o günden
Küller kaldı sevdamın her deminden
Bir dert aldım kurtulmadım elinden
Gece gündüz içermişim kime ne
Gözümde yaş kalmadı ağlamaktan
Gönlümde hicrânın açtı derd-i firâk izini
Aşkınla mest oldum yaktım sabrın her gizini
Düşürdün hâlime ah ile gözyaşı dizini
Havar havar Kımıl dağı nice ettin sevdamı
Sîneme nakş eyledin cânân hayâlin her demi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!