Gönül viran, yüzün soluk
Ne tez yıprandın ey ömrüm
Her gün biraz daha buruk
Nedir derdin söyle ömrüm
Dert üstüne dertler yağar
Zulmetin gönlümde açtı yarayı
Ömrümden çaldığın yıllar ne diye
Bir bahar görmedim neylem sarayı
Felek benim gençliğimi geri ver
.... Benden çaldığın ömrümü geri ver
Düşer yaprak gibi solgun yıllara
Gönül hasret dolar gurbet kollar’a
Ömrün yükü biner ince dallara
Bir rüya gibidir ömür dediğin
Gönül kırık dökük yâre darılmış
Yürek dağlar haber geldi erkenden
Gitti bir yiğit hem gençten hem candan
Gözler yaşlı dağlar suskun dert yandan
Duyduk ki o aslan oy Keko ölmüş
Gün kararır umut solar bir anda
Öyle bir derde düştüm ki dostlar,
Yol gözüme dar geliyor,
Gecenin omzunda oturup susuyorum.
Ben gidiyorum…
Ne geri dönmeye niyetim var
Ne kaldığım yeri aklımda tutmaya hâlim.
Bir kadın tanıdım ay gibi yüzü
Yüzüne bakmaya dayanmaz kalbim
Baktıkça yüzüne bir güneş gibi
Yakıyor gözlerin yanar yüreğim
Dokunmam imkansız yanar ellerim
Öyle bir sevda’ki garip gönlümde
Aşkınla yandığım bilmez belkide
Ona sevdalandım delicesine
Aşkıma karşılık vermiyor dostum
Sıcacık elleri gülen gözleri
Bakma nasır tutmuş ellerime,
Bu yaralar geçimden değil,
Sana dokunma hayalinden kaldı.
Her çizgisinde sen varsın,
Her sertliğinde bir özlem büyür durur içimde.
Oyy...
Benim yaralı yüreğim,
Ana'dan, baba'dan yoksun yüreğim,
rüzgârın önüne düşmüş kuru yaprak gibi
savrula savrula yorulan yüreğim...
Bir türkü büyür yüreğimde sessiz
Ahmet Kaya söyler dertlere ensiz
Her nota bir yara her sözü derin
Hasreti sinemde saplar nedensiz
Ağlarım ay ışık dolmaz geceme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!