Gurbet eli bana zindan bağladı,
Hasret ateşi sinemi dağladı,
Gül yüzünü gören gönlüm ağladı,
Oy oy ağladı oy,
Gül yüzünü gören gönlüm ağladı
Bu aşk beni alev alev yaksa'da
Bir daha girmem ben yârin bağına
O yâr koydu beni ah ile zarda
Bir daha girmem dost yârin bağına
Aşka düştük nice biz dertler açtık
Gül sandık dikene kanlar biz saçtık
Hasretinle yandık biz derman biçtik
Yara olduk Fatom yâr olamadık
Yel gibi geçtin de iz bırakmadın
Gönül yâr görmedi hasret bağında
Her sabah dert açar gözüm çağında
Bir hayal peşinde aşk otağında
Sular gibi akar gönlüm Yarram’a
Yâr dedim dert doldu içim harmana
İçimde kor olmuş sevda yarası,
Dinmiyor gözümün yaşlı karası,
Sensizlik içimde ömrün yarısı,
Hasretine yanıyorum sen yoksun.
Akşam iner sessiz çöker odama,
Bir zaman yâr senin için ölürdüm
Yâr sen gittin el oğluna yâr oldun
Eller değil yâr beni sen öldürsün
Ben unuttum sen de unut sevdiğim
Bir zamanlar aşkın rengi solmuştu
Urfa ellerinde bir güzel sevdim
Adına şiirler türküler yazdım
Yoluna ipekten halılar serdim
Urfa semalara adını yazdım
Gönlüme düşeli şu garip sevda
Usandım
Bir gonca sevdim ki gülzâr içinde
Zülfün hayâli var efkâr içinde
Aşk ateşiyle ah u zâr içinde
Gamlı firâkından bıktım usandım
Usta…
Yârden uzak olmak,
Kerem’in Aslı’ya varamadan
kül olması gibidir.
Mesafe değil bu,
ateşin tam ortasında
Kalmadı er kişi yiğit ve cesur
Çapsızlara kaldı meydan be Usta
Bozuldu mertlik ve kalmadı huzur
Çakallara kaldı meydan be Usta
Haberim olmadı yiğitlik ölmüş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!