Ben şu kısacık ömrümde bir seni bir de aşkı
Anlayamadım sevdiğim
Olmayınca olmuyor demedim hep seni kazanmak için
Peşinden koştum bitanem hep peşinde koştum sevdiğim
Aşkın tarifi yazmıyor ki kitaplar da ne demekmiş bir
Öğrenebilseydim sevdiğim
İstemem bu gece sabah olmasın
Dostum dediklerim ağlattı beni
Yüzüme güldüler sırtımdan vurdu
En yakın dostuma dargınım şimdi
Asim dedim sana can dosttum dedim
Yalan dünya sabrımı sen bitirdin
Dostu düşman eyledin başa sardın
Hayallerimi bir bir sen eskitin
Bıktım usandım senden yalan dünya
Alın terim yerde kaldı yok saydın
Taçlar yere düştü, sustu nice hükümdar,
Servet bir rüzgârdır, eser de gider ey yâr,
Sultan Süleyman'a kalmadıki bu diyar,
Yalan dünya kime, kime kime kaldı ki.
Nice gönül yandı, söndü umut ocağı,
Yalova’da
Gece yine ihanete uyandı
Deniz suskundu
Sokaklar karanlık
Ama hainler pusudaydı yine
Nur dolmuş âlemin senin adında
Aşk ile yanarız gül şefkatinde
Derman arar gönül hep feryadında
Senin aşkın bize can Ya Muhammed
Gönüller dergâhı nurunla dolsun
Dört kutsal kitabı,kime efendim
Emanet bırakıp, gittin efendim
Kimlere emanet, ettin efendim
Ali Şah Ali Şah Ali Şah
Ya Muhammed Ali Şah
Ey adalet sahibi Ya Müntekim
Mazlumun ahıyla tutuşur zemin
Sen ki hükümran sensin en hakim
Zalime layık cezayı ver Rabbim
Feryatlar yükseldi dağları aştı
Sokağın taşına bile soramadığım bir adım var,
evimin kapısında bile misafir gibi duruyorum.
Gölgesi çekilmiş bir ağacın altında
kökünden kopmuş bir yaprak gibi sallanıyorum.
Bir yanım geçmişin kırık aynasında,
Bir gün feleğin canına okuyup
Zulmet bağlarını kökünden söküp
Mazlumun ahını semaya çekip
Yanan küllerimden doğacağım ben
Kahır dolu dünden eser kalmayıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!